SAVUNMA VE HAVACILIK TEKNOLOJİLERİ VE BÖLGESEL EĞİLİMLER: 2020 ÖNGÖRÜLERİ Arda MEVLÜTOĞLU STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. Üniversiteler Mah. 1605. Cad. 06800, Çankaya, Ankara mevlutoglu@stm.com.tr Özet Savunma ve havacılık teknolojileri, çok boyutlu ve disiplinli doğaları ulusal bilim, teknoloji ve inovasyon sistemlerinin en önemli unsurlarıdırlar. Bu özelliklerinin yanı sıra, ulusal güvenlik algı, strateji ve politikalarının hem aracı hem de öznesi olma niteliği taşımaktadırlar. Bu nedenle, savunma ve havacılık teknolojilerindeki eğilim, tercih ve yönelimler, bölgesel, jeopolitik, siyasi ve ekonomik faktör ve gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Dünya çapında ulusal güvenlik, uluslararası ilişkiler ve bölgesel tehditler gibi etkenler, savunma sanayinin şekillenmesinden ana unsur olmaktadır. Bu çalışmada, önümüzdeki onyıl başı itibariyle dünya çapındaki bölgesel ve jeopolitik gelişmeler ile savunma ve havacılık teknolojilerinin ilişkisi, bölgesel bazda incelenecek, bir öngörü seti oluşturularak Türkiye için strateji önerileri sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Savunma, havacılık, teknoloji yönetimi, jeopolitik 1. Giriş Savunma teknolojileri, doğası gereği ekonomik, ticari, askeri ve bilimsel çok sayıda boyuta sahip, disiplinlerarası bir konudur. Savunma teknolojilerinin yönünü ve kapsamını belirleyen ana etken, ülkelerin askeri güçlerinin ihtiyaçlarıdır. Bu ihtiyaçlar ise, ulusal güvenlik algısının ve ulusal stratejilerin ışığında şekillendirilmektedir. Dolayısıyla savunma teknolojileri, üreten ya da tedarik eden (müşteri) ülkelerin jeopolitik gündemleri ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmektedir. Savunma sanayiinin sadece ulusal güvenliği kurma ve korumada bir araç değil, aynı zamanda ulusal ekonomiye katma değer sağlayan bir sektör olduğu hususu gözden kaçırılmamalıdır. Bu katma değer, sadece ulusal ihtiyaçların karşılandığı, iç pazara yönelik bir sektörel faaliyet olarak değerlendirilmemelidir. Savunma sanayii bir dışsatım (ihracat) kalemi olarak aynı zamanda bir uluslararası ilişkiler ve yumuşak güç (soft power) unsurudur. Başka bir deyişle savunma teknolojilerinin ihracatı, ülkelerin uluslararası ilişkilerinin ana konularından biridir. Bu ana hususlardan hareketle, savunma teknolojilerine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli eğilimleri tespit etmek için, bu teknolojilerin geliştirilmesine yön veren bölgesel jeopolitik gelişmelerin incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, dünya çapında halen gündemde olan başlıca jeopolitik kriz bölgeleri ve bu bölgelerin savunma sistem ihtiyaç ve