Ayhan Kaya, Gülperi Vural ve Aslı Aydın, der. (2016). Değerler Eğitimi: Eğitimde Farklılık ve Katılım Hakkı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2016: ss. 201-222. http://eu.bilgi.edu.tr/media/files/DEGERLER_150616.pdf 1 Rap Pedagojisi Aracılığıyla Eleştirel Bir Eğitim Yöntemi: Alman-Türk Hip-Hop Gençliği 1 Ayhan Kaya İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü ve AB Enstitüsü Bu makalenin amacı, göçmen gençliğini, içinde bulunduğumuz neo-liberalizm, tüketim ve metalaştırma çağının zararlı etkilerinden koruma sürecinde, hip-hop gençlik kültürünün belirli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktır. Hip-hop kültürü genelde, varolan iktidarların etki alanını sınırlandırma ve toplum tarafından dışlanmış gençlerin polis, eğitim ve medya gibi resmi kurumlar karşısında ‘var olabileceği’ bir alan yaratma amacındadır. Özelde ise rap ve grafitti, sanayisizleşme (deindustrialisation) çağıyla birlikte toplum dışına itilen varoş gençliğinin, bu durum karşısında ortaya koyduğu kültürel bir direniş biçimidir. Hem rap, hem de graffiti, ‘öteki ve farklı’ olanı toplumun baskın değerlerine göre törpüleyerek biçimlendirmeye programlanmış geleneksel, resmi eğitim yöntemlerinin kısıtlamalarından gençleri özgürleştirir. Geleneksel eğitim yöntemleri bugüne değin, var olan farklılıkları baskın kültür içinde eritmek suretiyle yok ederek ulusu (milleti) tektipleştirme çabası gütmüştür. Öte yandan rap pedagojisi, ‘öteki’ olanın ‘ötekiliği’ni kabul eden ve bunun neden olabileceği sonuçları göze alan, eleştirel bir eğitim biçimi olarak göze çarpmaktadır. Yine de şunu belirtmek gerekir ki, bu çalışma, ‘pedagoji’ kavramının ne anlama geldiğini tartışma amacında değildir. Onun yerine bu çalışmada eleştirel rap pedagojisinin çoğunluk ile azınlık arasında bağlantı kuran bir tür üçüncü alan ya da bir köprü oluşturabileceği ileri sürülecektir. Bu tür bir eleştirel eğitim sisteminin tanıtımı bağlamında, Alman-Türk hip-hop gençliği, temsil edici bir örnek konumundadır. Bu makalede, Alman-Türk hip-hop topluluğunun bazı üyeleri, küreselleşmiş hip-hop gençlik kültürünün karmaşık yapısını gözler önüne sermek amacıyla anılacaktır. Görünmeyen Okullar: Sınırdaki gençlik ve alternatif eğitim araçları Mutlak doğruların ve düzenin hüküm sürdüğü modernist anlayış, hip-hop ve rap'in zaman ve mekân kavramlarını sadeleştirip, Paul Virilio'nun “hız uzamı” ("speed space") dediği şeye dönüştürdüğü bir dünya yaratmış durumda (Virilio, 1991). Herhangi bir yere ait olmayan gençlik, dillerin, kültürlerin, etnik kökenlerin ve kimliklerin çoğulluğuyla tanımlanan ve durağan olmayan kültürel, sosyal çevrelerin birer ögesi oluyor gitgide. Kimlikler artık kesin ve değişmez değil, aksine muğlak ve değişken. Paul Gilroy bunun, rapçi Rakim'in ileri sürdüğü fikirde yansımasını bulduğunu söylüyor: "Kimlik, nereden geldiğini değil, an itibariyle nerede bulunduğunu anlatır". Bu, "yaşanmakta olan anı önceleyen, söylencelerin çok fazla ilgi gördüğü bir dönemde, kimliğin, bitimsiz bir ‘ben’ oluşturma süreci olduğunun altını çizen” bir iddiadır (Gilroy, 2005:91). Çoğu genç için, geleneksel anlamın yitip gittiği görülmektedir. Medya, yaşayarak edinilecek deneyimlerin yerini almaya başladı. Dolayısıyla algımız, herhangi bir yeri merkez olarak değerlendirmeyen, köklerinden uzak, farklılıkların, yurtsuzluğun ve karşılıklı alışverişlerin hüküm sürdüğü bir dünyayı temel alarak biçimleniyor (Giroux, 1991:104). Eğitimcilerin yapması gereken şey, hem hangi koşullarda eğitim verdiklerini ortaya koymak, hem de okullarda uygulanan modernist yöntemlerin ileri sürdüğünden oldukça farklı bir şekilde hayatı deneyimlemekte olan bir nesilden öğrenilecek pek çok şeyin olduğu varsayımını kabul etmek suretiyle, eğitim yöntemlerini daha siyasi bir düzleme taşımaktır. Eğitimciler , öğrencilerin deneyimlerinden bir şeyler öğrenmeye açık olmalı ve bu şekilde öğrenilenleri sonrasında bir öğrenim felsefesine ve uygulama yöntemine dönüştürmelidirler. Kültürün bireyler tarafından algılanış ve gerçekleştiriliş biçimi , nesilden nesile değişkenlik gösterebilir ve bu gerçek hafife alınmamalıdır. Bu konu üzerine antropolog Margaret Mead tarafından ortaya konan ayrımlar oldukça açıklayıcı bir niteliğe sahiptir. Kültürün öğrenilme biçimleri üzerine Mead, üç aşamalı bir tanım sunar: çocukların bilgiyi esas olarak atalarından edindiği postfigüratif kültür, hem çocukların hem de erişkinlerin bilgiyi akranlarından edindiği kofigüratif kültür ve erişkinlerin bilgiyi çocuklarından edindiği prefigüratif kültür (Mead, 1970). Yetişkinlerden çok daha dinamik ve değişim ile gelişime yine yetişkinlerden çok daha yatkın bugünün çocukları ve gençleri, aslında 1960'lı yılların sonlarında Mead’in "geleceğin çocukları" olarak nitelendirdiği kişilerdir. Kendilerine sunulandan farklı bilgi kaynaklarına da erişimi olan bu gençler, sadece ebeveynlerinin kendilerine öğretebileceği şeyleri değil, aynı zamanda eğitmenlerini de etkileyebilecek sağlam bir altyapıya sahip. Eğitimcilerin de gençlerden bir şeyler öğrenebileceği gerçeğinin farkında olmak, eğitimci ile eğitimli kişiler arasında bir ara bölge (“liminal space”) yaratacak eğitim biçiminin yolunu açacaktır. Gerçek anlamda bir diyaloğun, bilgi alışverişinin ve dönüşümün gerçekleşmesi ancak bu tür bir eğitimle mümkündür. Giroux, eğitimci kavramını yeniden ele alarak, kültür üretim sürecinin farklı alanları arasında gerçekleşen metinlerarası tartışmalar içinde yeralan eğitimcileri kültür işçisi (cultural workers), sınır aşanlar (border crossers) ve sınır entelektüelleri (border intellectuals) olarak adlandırır (Giroux, 2000a ve 1992). ‘Sınır aşma’ eylemi (“border crossing”) sadece kimliklerin oluştuğu, siyasetin ve mücadelenin var olduğu yerlerde değil, aynı zamanda kurumlar ile sokak, kamusal alan ile özel alan, yüksek kültür ile popüler kültür arasında da gerçekleşir. Eğitimciler, toplumsal alanda kendilerini piyasa diliyle ya da siyaseti kültür ortamından soyutlayan bir söylemle ifade ettiği sürece, ya tekelci iktidarın hizmetkârı haline gelme yönünde baskı görürler ya da son 1 Makaleyi ingilizceden çeviren Aslı Takanay.