“Balkanlardaki Türk Kültürel Mirasına Bir Örnek: Makedonya Sultan II. Murat Camii ve Kilimleri”, Samsun Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Derneği I. Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Kongresi Bildirileri, Samsun, 2007, s. 98-106. BALKANLARDAKİ TÜRK KÜLTÜREL MİRASINA BİR ÖRNEK: MAKEDONYA SULTAN II. MURAT CAMİİ VE KİLİMLERİ Ahmet AYTAÇ GİRİŞ Türk kültürü zengin bir alt yapıya sahiptir. Bu zenginlik tarihi bir geçmişe dayanır. Sürekli yeni yerleşim yerlerine ulaşan hareketli Türk milleti, bu hareketlilik sayesinde kültürlerini de devamlı ve dinamik kılmışlardır. Gittikleri her yere, geleneklerinde var olan kültürel değerlerini de götürmüştür. Karşılaşılan farklı kültürleri de ret etmeyip, kendi birikimleri ile harmanlamışlardır. Orta Asya’yı takiple Büyük Selçuklu Devleti İran’da hala ayakta durmaya devam eden eserler bırakmıştır. Anadolu Selçukluları sonrasında, Osmanlı’dan günümüze Anadolu’da, Balkanlarda, fetih edilen her yerde ananevi kültürün özünü bozmadan yeni eserler üretmişlerdir. Makedonya, Kosova vd.lerini içine alan Balkanlarda da, günümüzde hala ayakta kalan pek çok mimari eserle beraber çok çeşitli el sanatı ürünleri ortaya koymuşlardır. Sadece Balkanlarda Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetindeki yaklaşık 500 senelik süreçte köprü, camii, medrese olmak üzere toplam 15 bin 787 adet mimari yapı inşa edilmiştir (http://64.233.169.104/search?q=cache:umM0HdNX9cJ:groups.yahoo.com/group/ba lgoc/message/22582+balkanlarda+osmanl%C4%B1+eserleri&hl=tr&ct=clnk&cd=5 &gl=tr). Bu eserlere örnek olarak, 1455 yılında Osmanlı topraklarına katılan Prizren’de kaynaklara göre günümüzde 20 kadarı ayakta olan, 42 adet Osmanlı Camii’nin olduğunu belirtmek yeterlidir (Recepoğlu.2001,212-213). 1521 de Osmanlı topraklarına katılan Belgrad’da ise kaynaklara göre geçmişte 123 adet cami i vardır (Recepoğlu.2004,71). Üsküp’te de bir zamanlar 135 adet civarında camii olduğu bilinmektedir. Sultan II. Murat Camii’de bunlardan birisidir. Bu mimari eserler ise doğal olarak el dokuması halı ve kilimlerle donatılmıştı. Osmanlı’nın Balkanlara açılmasıyla beraber, Aydın, Manisa, Konya, Karaman, vd. şehirlerinden göç yaşanmıştır. Böylece Balkanlarda dilde, fikirde, inançta ve kültürde birlik sağlanmaya çalışılmıştır. 14-15 Yüzyıllarda Balkanlarda hakimiyet kuran Türkler içlerinde kilimlerinde yer aldığı pek çok maddi kültür ögesini bölgenin hizmetine sunmuşlardır. Özellikle tarih içerisinde gelişen dokuma sanatı kendini, halı, kilim, cicim, sumak, çarpana, mekikli dokumalar gibi ürünlerde ortaya koyar (Aytaç.2003,1). Bu ürünlerin bir dönem Avrupalı ressamların tablolarına bile konu olacak kadar tüm dünyada önemsendiği de bilinmektedir (Aytaç; Aksoy.2006,2). Osmanlı’nın bölgeye gelmesinden evvel sadece yöresel biçimde peşkir, kumaş dokunan Makedonya’da, Osmanlı ile birlikte şehirlerde kilim üretimi yaygınlaşmıştır. Köylerde 19 yüz yıl sonuna doğru dokuma yaygınlaşmış, ancak desensiz düz dokumalar üretilmiştir. Günümüzde Veles köylerinde ve Tetova’da birkaç işleyen tezgah kalmıştır. Uzm., Selçuk Üniversitesi, Selçuklu Arş. Mrk., KONYA. aaytac@selcuk.edu.tr