History Studies Ortadoğu Özel Sayısı / Middle East Special Issue 2010 Arap Ülkelerinde Osmanlı İdaresi * Ottoman Administration in Arabian Countries Mustafa ÖZTÜRK ** Özet Osmanlı hakimiyetinin bölge varlığı 1516 Merc-i Dabık zaferiyle başlar. Osmanlı idaresini bölgede farklı idare tarzlarını benimsemiştir. Her şeyden önce temel siyasetine aykırı olmadıkça, kendisinden önceki devletlerin idarî ve iktisadî düzenlerini kabul etmiştir. Ayrıca bütün bölgeye aynı idarî sistemi uygulamamış, Anadolu’ya yakın bölgelerde Mîrî, uzak bölgelerde Salyaneli idare tarzını benimsemiştir. Mısır’ın ise özel bir statüsü vardı. Filistin’e verilen idare ise, belki de tarihte Filistin’in gördüğü en son ve en uzun süreli barışın yaşanmasını sağlamıştır. Osmanlı hakimiyeti ile Arap ülkeleri, 15. yüzyılın sonlarından başlayarak hızla gelişen sömürgecilik faaliyetleri karşısında korunmuşlardır. Çünkü özellikle önceleri İspanyol ve Portekizliler, daha sonraki yüzyıllarda da İngiliz ve Fransızlar bütün dünya denizlerine yayıldılar. Arap ülkelerini bu hızlı sömürgeleştirmeden Osmanlı hakimiyeti dışında hiçbir güç kurtaramazdı. Öte yandan Osmanlı yönetim tarzında Anavatan ve Koloniler ayırımı hiçbir zaman olmadığı için bütün ülke toprakları aynı değerdeydi, Kırım ile Kahire’nin, Bosna ile Basra’nın, Trabzon ile Trablusgarp’ın, Yemen ile Yanya’nın hiçbir farkı, birbirlerine üstünlükleri yoktu. Keza Osmanlı sınırlarında yaşayan her ırk, din ve mezhepten insanlar da Osmanlı Devleti’nin yüksek hakimiyeti altında, Allah’ın Sultan’a emanetiydiler. Devlet bu hususta çok samimiydi. Çünkü 1876 Meşrutiyet Meclisi’ne ülkenin her tarafından her dil ve dinden Mebuslar seçilmiştir. Osmanlı Devleti için bütün halkı aynı değerdeydi. Ama aynı dönemlerde İngiltere veya Fransız Parlamentolarına bir Cezayirle, Senegalli veya Avusturalyalı, Güney Afrikalı bir kişinin girmesi hayal dahi edilemezdi. Çünkü Avrupalı nezdinde oraları birer sömürgedir. * 10-15 Eylül 2007 tarihlerinde Ankara’da toplanan Uluslar arası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (ICANAS 38) toplantısına tebliğ olarak sunulan ve halâ yayınlanmayan bu makale, gözden geçirilmiş ve ilaveler yapılarak hazırlanmıştır. ** Prof. Dr., Fırat Üniversitesi İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü - Elazığ