2006 SAVAŞI’NDAN GÜNÜMÜZE LÜBNAN’DAKI SIYASI TABLO Fahri Danış Taif Antlaşması’ndan 2000’lere: Hizbullah’ın Yükselişi Dinî ve mezhebî olarak fazlaca bölünmüş bir konumda bulunan Lübnan, günümüze dek uzanan siyasal sistemini Osmanlı’dan miras kalan bir dizi geleneğe borçludur. Siyaset bilimi literatüründe “ortaklaşmacı model” olarak geçen bu sistemde, farklı etnik, dinî ve kültürel niteliklerdeki toplu- lukların, geniş kapsamlı ve demokratik bir ortak yönetim modeli çerçevesinde örgütlenmesi söz konusudur. 1 1926 Anayasası ve 1943 tarihli Millî Pakt ile onaylanan bu sisteme göre Lübnan, kendine has birtakım politik kurallar çerçevesinde yönetil- mektedir. Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı gibi makamlar Maruni Hristiyanların elinde bulunurken, Başbakanlık Sünnilerde, Meclis Başkanlığı ise Şiilerin elindedir. Lübnan Müslümanlarının oransal olarak yarısını teşkil ettiği düşünülen Şii nüfus, genellikle ülkenin güneyindeki Cebel-i Amil ve doğusundaki Bekaa bölgesinde yoğunlaşmıştır. Çoğunlukla şehirlerde meskûn Sünnilerin aksine kırsal bölgelerde yaşayan Şiiler, yakın döneme kadar Lübnan toplumu içer - isinde gelir seviyesi ve eğitim düzeyi en düşük kesimi oluşturmuşlardır. 2 Şiilerin Lübnan siyasal sisteminde ayrı bir unsur olarak ön plana çıkmaları; Marunilerin 1920’ler boyunca Suriye ile birleşmeyi savunan Arap milliyetçisi Sünnilere karşı Şiileri dengeleyici bir aktör olarak kullanmasıyla mümkün olmuştu. Takip eden yıllarda Musa es-Sadr gibi Şii liderlerin Lübnan’a gelişi ve başlattıkları eğitim faaliyetleri, Şii toplumunun siyasi, ekonomik ve kültürel durumunun iyileşmesine ve Şii kimliğinin belirginleşmesine yol açtı. 3 Dinî ve mezhebî hassas fay hatları üzerinde şekil- lenen Lübnan siyaseti, 1970’lerin başından iti- 1 Analiz 19