YENİ TÜRKİYE 82/2016 1 Talmud: Yahudilik ve Yahudilerin Yaşayan Sünneti Mehmet Sait Toprak* 1. Giriş Bu makalenin yazarı, dar bir gölete, okyanus kadar geniş bir alanı kuşatan hem Yahudilik hem de Yahudilerin çağlar boyunca kendi geleneklerinin koruyucu zırhı ve aynı zamanda yaşamın icadları ve tecdidi karşı- sında mûcidâne bir şekilde rahat hareket edebilmelerine imkân tanıyan alanları açma fırsatı veren Talmud’u sığdırma zorluğu ile başbaşa kalmıştır. Bu yönüyle yazar, her ke- simden bireylerin ve özellikle bilim adamı te- ologların Talmud hakkındaki yetersiz ve yan- lış bilgilerinin de farkında olarak, Talmud’u şekil, içerik, metodoloji ve kavramsal açıdan olabildiğince dar alanda da olsa izah etmeye, bir anlamda ‘Talmud’a Kısa Bir Giriş’ yaz- ma gayretine girişmiştir. Talmud’da geçen her bir rivâyeti değerlendirmenin, o metnin hiyerarşine bakılmaksızın ve Talmud’un her - menötik sistemine âşina olmaksızın mümkin olmadığı Talmudistlerce iyi bilinirken, Tal- mud üzerine konuşma ve yazmanın zorluğu- na rağmen Talmud’un kapağını açmayan ve metodolojisi hakkında hiçbir bilgisi olmayan- larca Talmud’da yer alan yorum ve tartışma- lardan bağlamsız ve yersiz bir şekilde metin hiyerarşisi gözetilmeksizin alıntılar yapılmak sûretiyle siyak-sibakı tanımadan rahatlıkla ve ehliyetsizce değerlendirme ve yorumların ya- pılması son derece bilimsel etik dışı bir tutu- mu ifade etmektedir. Nitekim, Yahudî ulusunun toplum sözleşmesi (ברית=berit, הסכמה=haskamah, שבועה= şevu‘a) olan Talmud 1 , Tanrı ile ahidlerinin gelecekte devamının bir nişânesi olarak, Yazılı Tora’nın sıkı-katı satırları ara- sındaki hükümleri yaşamın esnek, değiş(k) en, farklılaşan ve gelişen ortamına taşıyan ve Tanrı ile ‘Ahd’in ve yüzleşmenin bizzat her bir Yahudî ferdin her an ve yeniden yaşamasına imkân tanıyan, nassın murâd ve maksadını değil ‘kasd-ı ilahî’yi irdeleyen-araştıran-ara- yan, ‘gerçek-üstü’ olmayan ‘Gerçek’ bir ‘hayat okulu’dur 2 . Bu anlamda, Talmud, Rabba- ni din bilginlerinin üzerinde durdukları bir külliyat olup, rabbinik teoloji ve şeriatlerinin teşekkülünde önemli bir yer işgal etmiştir 3 . Talmud’u ifade etmek üzere kullanılan ‘Sözlü Tora’ terimi beşten fazla farklı anlamda kul- lanılmıştır. Bu kullanımlar, genelde Talmudî edebiyata karşılık gelecek şekilde kullanılmış- tır. Aynı zamanda, kompoze edildiği ileri sü- rülen, içinde Mişna ve diğer Rabbanî metin- lerin bulunduğu yazına da denir 4 . Bazen de, üzerinde çalışılan ve okunan Mişna’ya işâret edebilir 5 . Lieberman, “Sözlü Tora” terimini (*) Doç. Dr., Mardin Artuklu Üniversitesi-Edebiyat Fakültesi Süryani Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi. msaittoprak@gmail.com (1) Bkz. Hyam Maccoby, Philosophy of the Talmud, Routledge Jewish Studies Series, Routledge Curzon Londra 2002, s.43 vd; David Novak, Jewish Social Contract: Essay in Political Theology, Prince- ton University Press, Princeton-Oxford 2005, ss. 30-90. (2) Mehmet Sait Toprak, Talmud ve Hadis, Kabalcı yayınları, İstanbul 2012, s. 8. (3) Bu konudaki tartışmalar ve geniş değerlendirmeler için bkz. Martin S. Jaffee, A Rabbinic Ontology of the Written and Spoken Word: On Discipleship, Transformative Knowledge and the Living Texts of Oral Torah, Journal of the American Academy of Religion, Sayı: 65, No. 3, (Güz, 1997), s.525-549; Jacob Neusner, The Theological Grammar of the Oral Torah, Global Academic Publishing 1998; Jacob Neus- ner, The Meaning of “Torah Shebe’al Peh” with Special Reference to “Kelim” and “Ohalot”, AJS Review, Sayı: 1 (1976), s.151-170; Mar- tin S. Jaffee, “How Much Orality in Oral Torah? New Perspectives on the Composition and Transmission of Early Rabbinic Literature.” Shofar 10:53-72, 1992. (4) M.I. Gruber,The Mishnah as Oral Torah: A Reconsideration, Journal for the Study of Judaism in the Persian, Hellenistic and Roman Peri- od, 15 (1984) s.112; J.M. Baumgarten, The Unwritten Law in the Pre-Rabbinic Period, Journal for the Study of Judaism in the Persian, Hellenistic and Roman Period, 3 (1972), s. 7. (5) Mesela TB, Temurah 14b’de R. Judah b. Nahmani, Çıkış 34:27’de “Bu yasaları kendin için yaz” ve “Şifahî olarak bu yasaları al” pasu- ğunu “sözlü metodla alınan rivâyetlerin”ın yazılı olarak naklinin