I. Disiplinlerarası Turizm Araştırmaları Kongresi: 90-104, 27–30 Mayıs 2010, Nevşehir Bütün hakları saklıdır ISBN: 978-605-5681-66-1 Antik Çağda Küçük Asya’da Festivaller ve Panayırlar Barış SEYHAN T.C. Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü E‐posta: bseyhank@anadolu.edu.tr ÖZ Çalışmada Antik Çağ‘da Küçük Asya bölgesinin tarihi coğrafyasında gelişen seyahat, festival, spor, dini bayramlar gibi toplumsal hareketler incelenmiştir. Bu toplumsal ha- reketlerinin turizmin primitif örnekleri olduğu savunulmuş, gerek fiziksel gerekse epig- rafik belgeler ışığında savunulan bu tez doğrulanmaya çalışılmıştır. Küçük Asya’daki şehir devletleri, bu devletlerin bir araya gelerek oluşturdukları birlikler ve aralarındaki i- lişki örneklerle ortaya konmuştur. Şehir devletlerinin oluşturduğu bu birliklerin dini, ti- cari ve sosyokültürel bağları, amaç ve yöntem olarak incelenmiştir. Turizm tarihinin ve yazılı tarihin ilk örnekleri niteliğini taşıyan belgeleri yazan Antik çağ yazarları incelen- miş, kazılar sonucu ortaya çıkarılan yeni epigrafik belgeler yorumlanmış, mimari özel- likleriyle bu toplumsal hareketliliğe ev sahipliği yapan yapılar kapasiteleriyle ortaya konmuştur. Çalışmanın sonucunda Spor, dini veya kültürel amaçla yapılan turizmin ta- rihinin endüstri devriminden çok daha öncelere kadar gittiği sonucuna varılmış, bundan sonraki çalışmaların bu bakış açısıyla yapılması gerektiği inancı vurgulanmıştır. Anahtar sözcükler: Antik çağ, festival, Lykia, turizm, seyahat, stadium, GİRİŞ İnsanoğlu yerleşik hayata geçtiği neolitik döneme kadar yer altı kaynakları ve doğa koşulları doğrultusunda devamlı hareketli olmuş, gelişen kültür ve tekno‐ loji doğrultusunda bu hareketlilik çeşitlenmiştir. Günümüzde ‘Turizm’ ve ‘Tu‐ rist’ kelimelerinin farklı tanımlamaları bulunmaktadır. Eğer tarihi olaylar kendi koşulları içerisinde değerlendirilir ve turizm hareketlerinin evrimini oluşturan sürecin parçaları olarak görülürse turizmin kökenleri daha iyi anlaşılabilir. Unutulmamalıdır ki tarihin en eski kitaplarını gezginler yazmıştır. Seyahat ‘yeni’ tarihin birincil kaynağıdır (Leed 1991: 15).Yazılı tarih ve daha eski dönem‐ lerin bilgilerini, farklı amaçlarla yola çıkmış olan gezginler bize taşırlar. Arkeo‐ loji, antropoloji, sanat tarihi ve tarih bilimlerinin sağladığı veriler bize bazı yapı‐ Bildiriler 91 ların kapasiteleri ve işlevleri hakkında önemli ipuçları verir. Resim, heykel, mi‐ mari plastik, pişmiş toprak ve epigrafik belgeler üzerinde bu turizm hareketlili‐ ğine dair bilgilere ulaşılır. Bizler ilk turistlerin kimler olduklarını ve nerede ya‐ şadıklarını kesin olarak bilemeyiz fakat seyahat ve boş zaman kavramlarının oluşup gelişmesini tarihi olayları inceleyerek daha iyi anlayabiliriz. Sistemli tu‐ rizmin başlangıcını antik Yunan ve Roma’ya tarihlendiğini düşünürüz çünkü seyahat yazarlarının tanımlarında bu çağlara ait kanıtlar vardır (Swarbrooke ve Horner 2007: 12‐39). Antik dünyanın harikaları; güvenlik, ulaşım teknolojisi, ekonomik koşullar ve politik sınırlarınaşılmasının zor olduğu dönemlerde dahi, bütün bu sorunları aşmayı başaran gezginleri kendine çekmeyi başarmıştır. Kültürel miras olarak bugün halen korumaya çalıştığımız insan yapımı çoğu eser, çekiciliklerini ait oldukları dönemde taşıyorlardı. Kültürlerin birbirlerinden etkilenmesinde, in‐ sanoğlunun bu hareketliliği önemli rol oynamıştır. Toplumlar inanç, sağlık, po‐ litik, ekonomik ve kültürel alanlarda çekicilikler oluşturmuşlar ve insanları bu çekiciliklere gelmesini sağlamışlardır. Tarihte birçok yönetim bu hareketlilikten en fazla ekonomik faydayı sağlamak için farklı stratejiler geliştirtmişlerdir. Ulaşımın; karadan yürüyerek veya bir yük hayvanının çektiği konforlu olma‐ yan ve çoğu zaman yolun fiziki durumuna bağlı olarak ilerleyen tekerlekli araç‐ larla veya deniz yoluyla yapılabildiği unutulmamalıdır. Antik yazarlar gezdik‐ leri şehirlerde düzenlenen festivallerin özelliklerini, düzenlenme sıklıklarını, toplumun inanç sistemini, işleyişini ve en önemlisi bu çalışmada altı çizilen tu‐ rizm hareketliliğini oluşturan insan faktörünü bize aktarırlar. Genellikle yılda bir, dört yılda bir, beş yılda bir kez olarak düzenlenen festi‐ valler; şehirlerin ait oldukları bölgesel, askeri, siyasi ve ekonomik birliklerin toplanma noktası olmuştur. Zaman içerisinde bu şehir devletleri kendi araların‐ da veya merkeze bağlı temsilci seçmiş veya atamış ve bu yolla oluşan bu hare‐ ketliliğin organizasyonu önemli bir görev olarak görülmüştür. Bu turizm hare‐ ketliliğini oluşturan insanların toplanmasını sağlayan organizasyon ve bu orga‐ nizasyonun işleyişi fiziksel kanıtlar ışığında araştırılmalıdır. Antik çağda festi‐ vallerde spor, din, sanat ve ticaretin iç içe olduğu söylenebilir. Bu festivallerde, bir katılımcının oraya gelmesini sağlayan neden; dini bir ritüel, şöhretli iki gladyatörün dövüşü, ünlü bir sporcunun yarışı veya farklı yörelerden gelen ti‐ cari mallara ulaşmak olabilirdi. Zaman içinde gelişen mimarlık bu hareketlilikten etkilenmiş ve bu çalışmanın inceleme alanlarından birini oluşturan Stadium, Tiyatro, Gymnasium gibi yapılar bu hareketliliğin önemli birer parçası olmuşlardır. Bu çalışmada Küçük As‐