Prof. Dr. İbrahim Ethem Başaran’a Armağan 165 SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VE EĞİTİM Prof. Dr. Reşide KABADAYI * ** Giriş Serbest rekabete dayanan kapitalist sistemin, sanayileşerek daha fazla üretme hedefi ve kârları en üst düzeye çıkarma amacı, kaçınılmaz olarak doğayı ve korunmasını pek dikkate almamaktadır. Böylece bir yandan doğal kaynaklar hızla tüketilirken; öbür yandan çevre, olağanüstü boyutlarda kirlenmekte ve eko-sistem hızla bozulmaktadır (Kazgan, 1997, ss.196-197; Uslu, 1991, s.20). Kendisi de küresel boyutta olan eko-sistemin bozulması; 20. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşen devrim niteliğindeki bilimsel ve teknolojik gelişmelerle birlikte daha da artmıştır. Zira rekabetçi piyasa ekonomisi ve sanayileşme bu devrimin iletişim ve ulaşım teknolojisinde getirdiği sınırsız olanaklarla dünya ölçeğinde yayılmıştır. Bunlara bir de 1980’lerin ortalarından başlayarak küresel ölçekte uygulanan neo-liberal ekonomi politikalar eklenince, eko-sistem daha önce görülmemiş ölçüde kirlenmiş ve bozulmuştur. Bu olgular, bilim ve teknoloji alanındaki hızlı değişmeler ve belirsizlikler, ortaya çıkan bilgi ekonomisi, önceki kalkınma planlarında hedeflenenlerin gerçekleşmemesi gibi öteki olguların getirdiği koşullarda yeni kalkınma ve planlama arayışlarına girişilmiştir. Sürdürülebilir kalkınma (sustainable development) bu süreçte geliştirilen kalkınma modellerinden biridir. Bu yazıda ulusal ve uluslararası düzeyde politika değişikliği gerektiren sürdürülebilir kalkınma kavramının ortaya çıkışı, anlamı, öteki gerekçeleri ve kapsamı açıklandıktan sonra, ‘sürdürülebilir kalkınma için eğitim’ (education for sustainable development) belgisinin getirdiklerine dayanarak ulusal eğitim sistemlerinde yapılabilecekler üzerinde durulmaktadır. Sürdürebilir Kalkınmanın Gerekçeleri, Anlamı ve Kapsamı Sürdürülebilir kalkınma anlayışının ortaya çıkışının birinci gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi, rekabetçi piyasa ekonomisi ve sanayileşmedir. Üstelik bu iki olgunun eko-sistem üzerindeki olumsuz etkileri kendileriyle birlikte gelen hızlı kentleşme, hızlı nüfus artışı ve aşırı tüketim eğilimleri gibi süreçlerle katlanarak artmaktadır. Hatta bu olgular neredeyse doğanın bir * Prof. Dr. Dokuz Eylül Üniversitesi. Eğitim Fakültesi. e-mail: reside.kabadayi@deu.edu.tr ** İbrahim Ethem Başaran’a 12 Eylül günlerinden sonra, Cumhuriyet kültürünün daha fazla yaşandığına inandığım ve çok sevdiğim Ankara’da iş bulabilmem için -öğrencisi bile olmadığım halde- yaptığı yardımlar için teşekkür ediyorum. Oysa aynı yıllarda ‘dava’ arkadaşlarım ve sınıf arkadaşlarım bana ödünç kitap bile vermemişlerdi.