INTERNATIONAL CONGRESS ON CULTURAL HERITAGE AND TOURISM (ICCHT - 2017) 861 HİTİTLERDE SU VE KONYA SU ANITLARI Water in the Hittite World and Water Monuments in Konya Hasan BAHAR * ÖZ Su hayattır.. Yaşayan bütün canlılar, hayatlarını sürdürebilmek için suya ihtiyaç duymuşlardır. İnsanoğlu dünyada var olduğu günden beri suyu önemsemiştir. Bu nedenle Paleolitik Çağdan itibaren yerleşimlerini su kaynaklarına yakın yapmıştır. Nerede bir su kaynağı varsa orada bir insana ait bir iz vardır. Medeniyetler su boylarında yeşermiştir. Mezopotamya, Mısır, Hindistan, Çin, Avrupa ve Anadolu gibi köklü medeniyetler enerjisini büyük nehirlerden alır. Nil, Fırat,Dicle, İndus, Ganj, Sarı Irmak, Kızılırmak ve Tuna bu medeniyetlere hayat vermiştir. Anadolu’da M.Ö.1800 yıllarında görülen Hititler de medeniyetlerini suya borçlu olduklarını keşfetmişlerdi. Bu yüzden suyu kutsamışlardı. Dini törenlerinde su olmazsa olmazdı. Tapınaklarına girerken su ile boydan boya arınıyorlar; tanrılara bu şekilde sunular yapıyorlardı. Su yaşamak için gerekli olduğu kadar, suyu veren tanrılara ulaşabilmek için arınma demekti aynı zamanda. Kızılırmak havzasında bir devlet kuran Hititler Maraşşantiya adı verdikleri bu nehri de kutsadılar. Devletlerinin kuruluşundan itibaren dikkatlerini çekmiş oldukları Konya çevresini ele geçirdiler. Bu coğrafya tarım ve ziraat için önemli olmakla birlikte, güney ve batı Anadolu’ya uzanan yollar buradan geçiyordu. Hititler stratejik öneme sahip bu topraklarda birçok su anıtı yaptılar. Bu anıtlar büyük oranda imparatorluk dönemine aittir. Geniş bir coğrafyaya sahip olan Konya çevresindeki bu Hitit anıtları bu coğrafyayı bir havuz gibi çevrelemiştir. Bu anıtlar Konya’nın olduğu kadar Anadolu’nun da tarihine ve medeniyetine ışık tutmaktadır. Hitit dönemi bölgedeki Luvili halkların kültürlerini de ortaya koyan anıtlardan çoğu kaderine terk edilmiş görünmektedir. Kültür ve medeniyet kalıntıları olan anıtların korunması aynı zamanda bölge turizmi için de son derece elzemdir. Hitit merkezi bölgesi Kızılırmak kavsinden daha çok anıta sahip olan Konya Hitit anıtları daha çok araştırmaya, korunmaya ve tanıtıma ihtiyaç duymaktadır. ABSTRACT Water is life. All living creatures need water to survive. Humanity has considered water since the days when the humanity set foot on the earth. Therefore, human beings made their settlements around water sources since the Paleolithic Age. Where there is a water source, there is a trace of human. Civilizations grew up along the water sources.The Ancient Civilizations such as Mesopotamia, Egypt, India, China, Europe and Anatolia drew its strength from the great rivers. The Nile, The Euphrates, The Tigris, The Indus River, The Yellow River, The Halys and The Danube River vitalized these civilizations. The Hittites, settled in Anatolia in 1800 BC, were aware of the requirement of water to build a civilization and they knew that they owed their civilization to water. Hence they consecrated water. Water is the sine qua non element in their rituals. They washed their whole body before entering the temples and carried out their libation process. Water is essential for life and it meant purification to reach gods as well. The Hittites, located in the basin of the Halys River, had been founded a state around this river. The Halys River, called as Marashshantiya by the Hittities was consecrated by them. They invaded Konya and its surroundings. Because Konya and its surroundings were in their field of interest since they founded a state around the Halys River. This geography was important for agriculture and husbandry besides its location. The roads to south and western Anatolia are passing through Konya. The Hittites constructed many water monuments in this strategic location. These monument mostly dated to the Hittite Empire Period. The Hittite monuments in Konya enclosed Konya geography as a pool. These monuments shed light on the history and civilization of Anatolia as * Prof. Dr., Selçuk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, hbahar@selcuk.edu.tr