Bergama Dokumaları Bugünkü Anadolu halkının zengin ve köklü bir sanat kültürüne sahip olduğu muhakkakr. Anadolu etnolojisi, etnografyası ve folklor araşrmaları Cumhuriyen kuruluşundan sonra başlayıp hızlandığı için çok eski bir geçmişi yoktur. Bugün dah Anadolu’nun her köşesi, aydınlığa çıkmamış yeni malzemelerle doludur. Bergama yöresi dokumaları, dokumacılık yönü ile bu malzemelerin bir parçasıdır. Dokuma sana iklim ve diğer çeşitli etkenlerden doğan ihyaçları sonucunda başlakları bir sanat dalıdır. Çoğunlukla kadınlar tarandan yapılageldiği için <kadın sanatları> da denilebilir. Halı, kilim, zili, cicim, heybe, torba, çuval, vs., aba, abani, bez, bürümcük, peşkir, peştemal, ve önlük gibi dokumalar, yaşayışı şehirlininkinden değişik olan halkın sanadır. Bugün Bergama ve çevresinde yaşayan halk XI. yüzyılda Doğu Anadolu’ya gelen ve XIII. yüzyılda da, Doğu Anadolu’ya göre tenha olan Ba Anadolu’yu işgal etmiş, savaşçılığı kadar sana da güçlü Oğuz Türklerinden, Türkmenlerin torunlarından başka kimseler değildir. Konar-göçer olarak yaşayan bu halk, XVII. yüzyıldan başlayarak XIX. Yüzyılda tamamen yerleşik hayata geçmiş, ancak geleneksel göçebe sana özelliklerini günümüze kadar sürdürmüştür. İzmir iline bağlı, çeşitli tarihleri geçirmiş, kültür dünyasının ilgisini üstüne çekmiş Bergama ilçesi ve çevresi, yüzyıllar boyunca halk sananın başlıca merkezlerinden biri olmuştur. XIV-XVII. Yüzyılarda Avrupa’ya ihraç edilmiş Ba Anadolu halılarının çoğunluğu bu yörenin özelliğini taşır. XIX. yüzyıl sonlarına kadar Bergama ve köylerinde tezgahsız ev yoktu, denilebilir. Bugün halkın modernleşme ve makinalaşma yolundaki eğilimi karşısında tazgah sayısı azaldığı gibi, dokuma yapan köy sayısı da azalmışr. Günümüzde ancak, Kozak Yaylası, Yunt Dağı ve Yağcı Bedir aşire köylerinin bazılarında dokumacılık yaşalmaktadır. Göçebe hayanda tezgah, lüzumlu bir aler. Tarla ve ev işlerinin dışında, kadın yününü eğirir, çeşitli renklere boyar ve tezgahında değerlendirir. Kon, ıstar, mutaf, ve çulha gibi tezgah çeşitleri arasında Bergama ve çevresinde en çok dokunan ıstar’dır. Tezgahı olmayan köylerde -mesela Çepni Aşire (Tepeköy)- hayvancılıktan elde edilen yün bükülür, boyanır, yumuklanır ve ilçeye, <Mutaf> olarak adlandırılan dokumacıya yollanır. Mutaf’ın ücret karşılığı karşılığı dokuduğu bu yün kilimlere Cacala denir. Dokumada kullanılan iplikler genellikle ince bükümlü ve yündür. Son zamanlarda çözgü ipliği olarak pamuk ipliğide kullanılmaktadır. Ancak bu zililerin eski yumuşaklığını kaybetmesine neden olmuştur. Eskiden boyama sananda bitki boyaları kullanılırken 1882 yılından ibaren suni boyaların yurdumuza girmesiyle tabii boyalar yavaş-yavaş terkedilmeye başlanmışr. Ancak köy yaşlıları, geleneksel formüllerle bitki boya sananı yaşatmaktadırlar. Boyamada kullanılan çeşitli bitkilerin verdiği renkler şöyledir; Palamut rnağı, meşe kabuğu veya nar kabuğu: siyah ve kahverengi ; erik ve somak: kırmızı; yayla çayı ve zeyn yağrağı:eflatun; Asma yaprağı (taze): filizi; Asma yaprağı (kar): sarı; şeſtali yaprağı: Yeşil. 1 1 Tükiyemiz dergisi,sayı 21, 1977, s12-13