_____________________________________________________________________________________ Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 6, Sayı: 73, Temmuz 2018, s. 287-294 Yayın Geliş Tarihi / Article Arrival Date Yayınlanma Tarihi / The Publication Date 24.05.2018 21.07.2018 Arş. Gör. Hasan KIZILDAĞ Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü hasan.kizildag@omu.edu.tr Feride KIZILDAĞ Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Ens. Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı feridekizildag@gmail.com ŞAMAN’DAN OCAKLI’YA NAZAR TEDAVİ GELENEĞİ Öz Nazar, proto-Türklerden günümüze, insan hayatını etkileyen önemli bir unsur ola- rak varlığını sürdürmektedir. İslamiyet’ten önce Şaman/Kamlar tarafından uygula- nan nazarı def etme ve kişiyi tedavi etme uygulamaları, İslamiyet’in kabulünden sonra da birtakım değişikliklere uğrayarak Ocaklı olarak anılan, bir ustadan el al- mış kişilerce devam ettirilmiştir. Fatma Ana (Hz. Fatma)’yı pirleri olarak gören ve icralarını “el benim değil Fatma Ana’nın” sözüyle geleneğe bağlayan icracılar, te- daviyi el aldıkları kişilerin verdiği ruhsatla gerçekleştirirler. Toplumun herhangi bir tabakasından olan ve “nazar deveyi kazana, insanı mezara sokar” anlayışıyla tedavi yöntemlerini uygulayan bu ocaklılar, proto-Türklerden günümüze, gelişip şekil de- ğiştirerek İslamî hüviyete bürünen nazar çözüm geleneklerini de devam ettirirler. Tedavilerinde dua, tükürük, su ve kurşun dökme gibi unsurlardan faydalanan bu ocaklılar, geleneğin icrası yoluyla toplumsal bir gerçek olan nazar tedavisini sür- dürmektedirler. Bu çalışmada, Amasya’da yaşayan ve anneannesinden el aldığını belirten Belgin Karakaya’dan mülakat yoluyla derlenmiş olan tedavi uygulaması eski Türk Şamanlarının tedavi yöntemleri çerçevesinde karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır. Anahtar kelimeler: nazar, ocaklı, tedavi, şaman, kurşun dökme