TATAR BAŞKURT KİŞİ ADLARINDA RENKLER 1 Murat ÖZŞAHİN ÖZET Kişi adları, özel ad bilgisinin bir alt birimi olarak üzerinde pek çok araştırma yapılmış bir alandır. Yapılan çalışmalar, genel olarak adların anlamlarını ve yapılarını ele alır. Bunun dışında halk bilimi ve toplumbilim alanlarına giren çalışmalar da dil çalışmaları ile birleştirilerek çok yönlü sonuçların elde edilmesini sağlamıştır. İnsana ad olarak seçilen sözlerin tarihi, dini, siyasi, estetik vb. olmak üzere pek çok kaynakla ilgisi bulunabilir. Din / inanç kaynaklı sözlerin ad olarak verilmesi bunlardan en güçlüleri olarak değerlendirilebilir. Kişi adlarının doğacak çocuk üzerinde bir temenni, bir hayal taşıyor olması, yalnızca bireysel değil; toplumsal bir bakışa da dayalı olabilir. Mitolojik veya dini fark etmeksizin, inançla ilgili kimi durumların da zamanla sembolleşmesi ve bu sembollerin kalıplaşarak dini uygulamaların bir parçası olması, bu sembollerin kişi adı olarak da verilmesini sağlar. Buna dayanarak renkler üzerindeki inanç algısı ile renklerin oluşturduğu anlam dünyası kişi adlarına yansıyacaktır. Bu çalışmanın konusu da Tatar ve Başkurtlarda kişi adı olarak tercih edilen renklerin oranını belirlemektir. Tatar ve Başkurt kişi adlarının tespiti için bu konuda yapılmış iki ciddi çalışmadan yararlanılmıştır: Tatar Türkçesi için G. Sattarov Tatar İsěmnerě Ni Söyliy? (1998), Başkurt Türkçesi için S. H. Töpeyev, Başkort İsěmderěněñ Megenevi Hüźlěgě (2010). Tatar Türkçesinde 148 kişi adında renklere tesadüf edilirken; Başkurt Türkçesinde 106 kişi adında renk sözüne rastlanmıştır. Genel itibarıyla her iki lehçede de erkek adlarının kadın adlarına göre daha fazla olduğu görülmektedir. Türk dünyasının genelinde kullanılan ak, kara, kızıl, mavi, sarı gibi renk adlarının Tatar ve Başkurt isimlerinde hangi tür sözlerle birlikte kullanıldığına dair bir veri elde edilmiştir. Sonuç bölümünde her iki lehçeden elde edilen veriler, Türkiye Türkçesinden çıkarılan verilerle karşılaştırılmıştır. Renklerin üzerinde var olan cinsiyet anlamı belirlenerek hangi rengin hangi cinsiyete daha çok yöneldiği tespit edilmiştir. *** Pek çok kültürde olduğu gibi Türk kültüründe de renk kullanımı, birçok sahada karşımıza çıkmaktadır. Eski Hun döneminden başlayarak askerî, sonraki dönemlerde ise inanç ve ritüellerde kullanılan nesnelerin üzerinde renklerin bilinçli bir tercihle kullanıldığını biliriz. Hun Türklerinde ve Çinlilerde süvari birliklerinin bağlı olduğu cepheleri, atların renkleri işaret etmektedir (Ekrem 1996: 88). Yahut Orta Asya ve daha sonra Anadolu nevruz ritüellerinde kullanılan çeşitli kıyafet veya objelerdeki renkler temsilidir. Bu tür örneklere bakınca birçok sahadaki renk kullanımının belli kültürlerde daha yoğun olduğu anlaşılıyor. Yaşamın her anına yansıyan renkler, aslında belirli bir kültür çevresinden doğuyor. Bu kültür çevresi ise tarım ve yerleşik kültürden önceki avcı-toplayıcı döneme ait olmalıdır. Avcı-toplayıcı dönemde insan, bulunduğu tabiatın ve tabiattaki unsurların düzenini görüp sembolik bir biçimde bunu insan yaşantısının öğelerine aktarmaya başlamıştır. Kimi zamanda mitolojik vasıflar kazanan bu tür öğeler, kalıplaşıp günümüze kadar ulaşmıştır. Bahsini ettiğimiz bu öğeler ve ritüeller ve dahi diğer unsurlar aslında kültürdür, kültürün unsurlarıdır. 1 YayıŵlaŶaŶ bu çalışŵada taďlo ve grafikleriŶ yer alŵaŵası gibi eksiklikler ŶedeŶiyle çalışŵaŶıŶ haŵ ŵetiŶ ďiçiŵi tarafıŵızdaŶ paylaşılŵıştır. EseriŶ orijiŶal küŶyesi şöyledir; ÖzşahiŶ M., Tatar-Başkurt Kişi AdlarıŶda Renkler, Yeni Türkiye Stratejik Araştırŵa Merkezi (YTSAM) YeŶi Türkiye Dergisi, Ocak-Şuďat ϮϬϭϴ, Yıl Ϯϰ, Sa99, s. 583-587.