57 İstanbul Esir Pazarı * Zübeyde Güneş Yağcı ** Giriş Köle, hak ve fiil ehliyetinden yoksun, eşya gibi alınıp satılabi- len, miras bırakılabilinen, birinin emri altında bulunan ve öz- g“r olamayan kimsedir 1 . Bu itibarla tarihin hemen her döne- minde bile köle olan bir kısım insan alınıp satılmış ve ticari bir meta olarak kabul edilmişlerdir. Zaten Ortaçağ İslam d“n- yasında ticari mallar, nâtık 2 ȋkonuşan ve canlıȌ ve sâmit olmak * Bu makale II. Osmanlı İstanbulu Sempozyumu’nda sunulan “İstanbul Esir Pazarı” başlıklı bildirinin genişletilmiş halidir. ** Doç. Dr. Balıkesir Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, zyag- ci@hotmail.com 1 Köle, namaz, oruç gibi mali yönü olmayan iman huşularında hür insan ile aynı mükellefiyetlere sahip, ancak sosyal, iktisadi ve hukuki bakımdan hür insan gibi olmayan kimse olarak tarif edilmelidir. Mal varlığı edinemediği için hac ve zekâttan masundur. M. Akif Aydın- Muhammed Hamidullah, “Köle”, DİA, XXVI, Ankara 2002, s. 237, 239; Alışverişe konu olabilmekte, miras bırakılabilmektedir. Hatta bir kişi köle ve cariyelerine vasiyet yapabil- mekteydi. Ömer L. Barkan, “Edirne Askeri Kassamı’na Ait Tereke Defterleri (1545-1659)”, Belgeler, III/5-6, Ankara 1966, s. 19; sadece hiçbir akrabasının olmadığı durumda köleye miras kalmaz, aynı zamanda azat edilen bir köle- nin herhangi mirasçısı olmadığı zaman eski sahibi, onu azat eden sahibi mi- rasçısı olurdu. Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuki İslamiyye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu, V, İstanbul, 1969, s.213. 2 Nâtık kelimesi Arapça kökenlidir. Söyleyen, konuşan, düşünen, bildiren manalarına gelmektedir. http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&ara- ma=kelime&guid=TDK.GTS.58650bdba326a9.18002663.