152 IJSHS, 2018; 2 (1): 152-170 KÜRESEL ÇEVRE SORUNLARININ POLİTİKLEŞMESİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER TEORİLERİ KAPSAMINDA ANALİZ Kamil TARHAN 1 ÖZET Sosyal bilimler ve fen bilimlerinde birçok konu ve olgunun aslında belli süreç- lerde yaşadığı kırılma noktaları onun başlangıcı kabul edilmektedir. Çevre sorun- larını da hem sosyal hem de fen bilimleri kapsamında ele aldığımız takdirde baş- langıç noktasının aslında Sanayi Devrimi olduğunu belirtebiliriz. Lakin Uluslara- rası Kamuoyu ve dünya siyaseti içinde yer alması küreselleşmeye paralel olarak 1960-1970 yılları arasına denk düşmektedir. Bu sorunların çıkış noktasını küre- selleşme sürecine ve yaşanan bir takım önemli sorunlara paralel bir şekilde bağ- lamış bulunmaktaysak bile sorunların insanlar ile yaşıt bir şekilde cereyan ettiğini, aniden ortaya çıkmış bir olgu olmadığını ifade edebiliriz. İnsanlık yaşadığı sürece çevreye bir şekilde zarar vererek gelmiştir. Lakin Sanayi devrimi başlangıcı ola- rak kabul edilmesinde temel etken etkileri çok daha fazla olmuştur. Ve ilk olarak çevre sorunlarının politikleşmesi, kaynakların nasıl kullanılacağı konusunda ya- pılan uluslararası sözleşmeler ile birlikte 1960’lı yıllarda başlamıştır. Bu süreçten sonra devletlerin ve örgütlerin yaklaşımları ile mesele daha çok politik bir hal alarak gündemdeki yerini almıştır. Çalışmanın asıl amacı da çevre sorunlarının politikleşmesi ile birlikte Uluslararası İlişkiler disiplini içine dâhil olmasını ele alacaktır. Ardından disiplin içerisinde doğrudan sorunlara yaklaşan Yeşil Teori ve diğer teorilerin bakış açısı incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Küresel Çevre Sorunları, Uluslararası İlişkiler, Yeşil Teori POLITICALIZATION OF GLOBAL ENVIRONMENT PROBLEMS AND ANALYSIS UNDER THEORIES OF INTERNATIONAL RELATIONSHIPS ABSTRACT In social sciences and natural sciences, many points and facts are considered to be the starting point of the breaks that they actually experienced in certain proces- ses. If we are dealing with environmental problems both within social and scien- tific sciences, we can say that the starting point is actually the Industrial Revolu- tion. 1 Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Öğrencisi Kamil_trhn@hotmail.com