2018 Nobel Ödülünün sahibi “Gizli“ bir Marksist: P. M. Romer 1 Önsöz Nobel Ödül Komitesi P. Romer’in görüşlerinin çıkış noktasının “Neoklasik iktisat” kuramı olduğunu ve “Pazar ekonomisini” daha iyi anlamamıza katkı yaptığını belirtiyor. Katılıyorum. Romer’in amacı Neoklasik ideolojiye sadık içsel bir büyüme kuramı oluşturmak. Ama farkında olmadan Marksist emek-değer kuramını yüceltiyor. Aşağıda kısaltılmış halini gördüğünüz çalışma 2001 yılında yayınlandı. Başlıktan da anlaşılacağı gibi P. M. Romer’in görüşlerinin aslında “Marksist” emek-değer kuramın görüşlerine çok benzediğini iddia etmiştim. Düşüncem hala değişmedi. 2018-10-11 ------------------------------------------------------------------------------------------------------ Hem Marks hem de ondan önceki ve sonraki birçok iktisatçı için “iş-gücü 2 ”, doğanın varlıklarını veri olarak alırsak, üretilen bütün değerlerin kaynağı olarak kabul edilirdi. İşgücünün katkısı olmadan hiçbir değer üretilemezdi. Böylece, üretilen her meta (fiziksel- ürün) doğanın varlıklarının üretimle dönüşümüne harcanan emek-zamana indirgenebilirdi. Dolayısıyla, William Petty’nin ifade ettiği gibi: maddi zenginliğin babası olarak emek, annesi olarak da doğa kabul edilirdi (Marx; 1976; ss.133-134). Ancak, 1870’li yıllardan itibaren Marjinalist Okul’un ortaya çıkışıyla birlikte işgücünün üretim ilişkilerindeki yeri ve önemi değişmeye başladı. Marksist görüşlere karşı verilen ideolojik mücadele, iktisadi ilişkilere yeni bir bakış açısı oluşturmak için çok uygun bir zemin oluşturuyordu. Çeşitli girişimlerle sosyal -kültürel ve siyasal değer yargılarından arındırılmış ve Newton fiziği mantığına uygun, bir iktisat bilimi oluşturmak isteniyordu. İktisat bilimi astronomi, fizik gibi “evrensel” geçerli “tarafsız” yasaları olan bir bilim dalı olmalı, kesin sonuçları olan analizler yapabilmeli ve öngörülerde bulunabilmeliydi. Marksizm’e alternatif yeni arayışlar içinde olan ideologlar zaman içinde çabalarında oldukça başarılı oldular ve günümüzde küresel saygınlığı oldukça yüksek ve bilimsel (!) Neoklasik doktrinler ortaya çıktılar. Giderek iktisat bilimi Newton fizik kurallarına daha uygun, daha gelişmiş matematiksel modellere sahip, “evrensel yasaları olan” bir bilim (!) dalı haline geldi. Ancak, yaklaşık 140 yıl süren bu gelişmeler sonucu iktisat bilimsellik (!) mertebesinde 1 Bu yazı İngilizce olarak ilk kez “Neoclassical Marxists”, YK-Economic Review dergisinin Haziran-2001 tarihli sayısında, daha sonra “Economics-2” başlığıyla 2013 yılında PL Academic Publishers tarafından yayınlanan kitapta yayınlandı. Burada Lucas ile ilgili bölüm yer almamaktadır. 2 Marx’ın eserlerinde kullandığı “labor-power” sözcüğü Türk iktisatçılar tarafından “emek” olarak Türkçeye çevrilerek kullanılmıştır. Oysa emek sözcüğü gerçek özne değildir; gerçek özne emekçidir. “Emek”, kavramı emekçinin üretimde kullandığı ve emekçiye ait bilgi -beceri-yetenek-deneyim gibi niteliklerle ilgilidir. “Emeğinin niteliği” dendiği zaman ise söz konusu olan Neoklasik ideolojinin favori kavramı olan “beşeri- sermayedir”. Bu eserde Marx’ın kullandığı “labor-power” kavramının Türkçe karşılığı olarak “iş-gücü” kavramı ve geleneksel iktisatçıların “labor” kavramının karşılığı olarak kullandığı “emek” yerine “emekçi” kavramı kullanılacaktır.