86 siyasi boşluklarının doldurulma- sında da ordu bu rolünü ve gücü- nü etkin bir şekilde kullanmıştır. Cumhuriyetin kuruluşuyla bir- likte ordu-siyaset ilişkisinde, as- kere siyasetin yasaklanması olarak bilinen yasal düzenlemeler yapıl- mış olsa da; ordunun siyasetteki etkililiğini sınırlamamış ya da sona erdirilememiştir (bkz. Ka- yalı, 2005 ve Özdağ, 1991). Tek Parti döneminin siyasi yaşamında bürokratik bir mekanizma ola- rak ordu, siyasi mekanizma olan CHP kadar etkili olmaya devam etmiştir. Çok partili yaşama ge- çildikten sonra ise muhtıralar ve darbelerle demokrasiye karşı çok sayıda askeri müdahale gerçek- leşmiştir. Yaşanan bu darbe ve muhtıraların Türkiye toplumuna toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuki açılardan yıkıcı etkileri olmuştur. Çok partili siyasi tarihin her 10 yılında bir gerçekleştirilen dar- beler ve muhtıralar, demokratik sistemin gelişmesini ve devamını yasi otoritenin uzaklaştırılmasıyla sonuçlanmaktadır. Osmanlı’da batılılaşma sürecinin öncülüğünü, askeri bürokrasinin üstlenmesiyle birlikte ordu mer- kezi bürokrasi içerisinde etkin bir konum elde etmiştir. Yeni konumuyla birlikte siyasete mü- dahale etme alışkanlığı oluşan ordu, Türk siyasi tarihinin şekil- lenmesinde farklı biçimlerde da- ima merkezi rol sahibi olmuştur. Osmanlı ordusunun politikaya karışması 1876 yılından sonra önü alınmaz bir hâle gelmiş, ilk defa subaylarda başlayan bu hal, 1908 yılından sonra bütün or- duya sirayet etmiş ve neticede Babıâli Baskını ve Balkan Harbi gibi gelişmeler, üniformaların si- yaset meydanlarına asılmasına se- bep olmuştur. Cumhuriyet’in ku- ruluş sürecinde ordunun etkin ve merkezi bir rol üstlenmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) re- jimi koruma ve kollama görevi- ni daima kendisinde görmesine yol açmıştır. Ayrıca yeni rejimin Ordu-siyaset ilişkisi, Osman- lı’dan Cumhuriyete Türkiye top- lumunun sosyolojisinde daima karşılığı bulunan ve siyasi tarih- teki yerini alan bir ilişki biçimi olmuştur. Söz konusu ilişkinin tarihsel serüvenine bakıldığında; zaman zaman biri diğerini etkile- yen ve vesayet altında tutmaya ça- lışan, bazen de Osmanlı ve Cum- huriyet Batılılaşması süreçlerinde görüldüğü gibi işbirliği yaparak toplumu tanzim etme şeklinde tezahür etmiştir. Bu ilişkide kazan kaldırma, kalkışma, vesayet altına alma, müdahale etme ve darbe gibi kavramlarla ifade edilen ge- lişmeler, ordunun/askerin siyaset üzerinde etkili olması, yönlen- dirmesi ve iktidar imkânlarını kullanması biçiminde kendini göstermektedir. Bu tür müdaha- leler, genellikle devlet yapısındaki en örgütlü ve kapsamlı silahlı güç olan ordu veya onun desteklediği bir grup eliyle gerçekleştirilmek- te ve zor kullanılarak hükümetin devrilmesi veya iktidarda olan si- MEHMET KARAKAŞ 15 Temmuz darbe girişimininin Siyaset sosyolojisi açısından düşündürdükleri Yeni konu- muyla birlik- te siyasete müdahale etme alışkan- lığı oluşan ordu, Türk siyasi tari- hinin şekil- lenmesinde farklı biçim- lerde daima merkezi rol sahibi olmuş- tur.