“Yaşasaydı yazacaktı.”, “İkmal etmeye omru yetmedi.”, “Yarım kalmış romanı...”, “Gunluğunde bahsettiği roman taslağı...” kabilinden cumleler ya da ifadeler hep duyarız, okuruz ve bunlar soy- lenirken hissedilen derin huznu her defasında biz de hissederiz. İşte bu yuzden bazen olmamış yahut hiç olamayacak şeyleri hayal etmek ğuzel ğelir, tıpkı Tanpınar’ın Beş Şehir’inde Bakı ve Mi- mar Sinan’ı buluşturması ğibi tahayyulumuzde yazarları hiç yazılmamış romanlarıyla buluşturu- ruz. Bu ay vefatının altmışıncı yılında bulundu- ğumuz Yahya Kemal’in de “Her Gece Benimsin” ve “Fatih’teki Ev” isimli yazmayı duşunduğu iki romanının olduğunu Nihat Sami Banarlı’nın ak- tardıkları vasıtasıyla oğreniyoruz. Banarlı’ya ğo- re Yahya Kemal bu romanları yazmaya Paris’te ğençlik zamanlarında karar verir fakat daha son- ra şiirde kazandığı muvaffakiyeti romanda elde edemeyeceği duşuncesi ile vazğeçer. O mrunun son yıllarına doğru yazmayı tekrar duşunse de bu duşuncesini ğerçekleştiremeden dunya zemi- ninden ayrılır. Park Otel’deki odasında Nihat Sami Banar- lı’ya yazmayı duşunduğu bu romanlardan bahse- den Yahya Kemal, “Her Gece Benimsin” ismini vermeyi planladığı romanının vaka zamanını 1900’lu yılların başı olarak belirler ve romanına devrin olayları ile fikirlerinden murekkep bir at- mosfer teşkil etmek ister. Çocukluğum, Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım’ın bir yazısını yazıl- mamış bu romanına ayıran şair, eserinin ğiriş cumlelerine bile yer verir: “1904 Teşrin-i sânîsinin 28. günü, Paris’te gü- neşsiz bir gündü. Küçük Luxenbourge Bahçesi’nin arkasında, âdî günlerde bile, sessiz, ömrünü ilme vakfetmiş adamların oturduğu sokaklarda, hava- nın bu kapalılığı, tatlı bir hüzün gibi hissolunuyor- du. Assace Sokağı’ndan Montparnasse’a doğru ay- rılan küçük Joseph Bara Sokağı’nın köşesinde, üçüncü derece bir otelde, üçüncü katta, sokağa nâzır bir odada oturan Ahmet Şefik, her gün oldu- ğu gibi, bugün de pencere önünde çalışma masası- na yığılmış, kâh okuyor, kâh okuduklarını bir def- tere hulâsa ediyor, kâh düşünüyor, kâh tahayyül ediyor, kâh tahayyülünden uyanıp saatine bakıyor, kitapları kapayıp kahveye gitmek (için) saatini yokluyordu.” Vaka mekanı Yahya Kemal’in ziyadesiyle aşi- na olduğu Paris’tir hem de tam olarak yirminci SEVİM GÜLDÜRMEZ Yahya Kemal’in Yazılmamış İki Romanı: Her Gece Benimsin ve Fath’teki Ev İMGE ░ 24 ░ ░ DOSYA DOSYA “O eserler bugün defîne midir? Ebediyyette bir hazîne midir? Bir bilen var mı? Nerdeler şimdi?”