Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisi (OMAD), Cilt 5, Sayı 11, Mart 2018, ss. 129-134. Journal of Ottoman Legacy Studies (JOLS), Volume 5, Issue 11, March 2018, pp. 129-134. ISSN 2148-5704 DOI Number: 10.17822/omad.2018.87 Geliş Tarihi/Received: 08.03.2018 Kabul Tarihi/Accepted: 25.03.2018 __________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________ SABAHATTİN ALİ’NİN HİKÂYECİLİĞİNDE SES VE FOTOĞRAF Voice and Photograph in Sabahattin Ali’s Stories Ahmet Cüneyt ISSI ∗ Öz: Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi anlayışın önemli temsilcilerinden olan Sabahattin Ali, roman ve hikâyelerindeki resim ve ses’lerin arasında çeşitli sosyal meseleleri anlatmaya çalışmıştır. Özellikle hikâyelerinde verilen resimler, sosyal gerçekçi manzaraya çerçeve çizerken ses, bu manzaradaki gizli bir isyan’ı ifade eder. Bu bağlamda onda ses, fotoğrafın arabı olarak adlandırılabilir. Bu yazıda, Sabahattin Ali’nin hikâyelerindeki fotoğraf ve sesler arasındaki diyaloğa odaklanacak, fotoğrafla arabı arasındaki ilişkiler irdelenecektir. Anahtar Kelimeler: Sabahattin Ali, toplumcu gerçekçilik, kısa hikâye, resim, ses, fotoğraf Abstract: Sabahattin Ali, one of the important representatives of socialist realism u in Turkish literature, tried to explain various social issues between photographs and voices in his novels and stories. The voice expresses the secret rebellion in this view especially when the photographs in their stories frame the social realistic landscape. In this context, the voice in his works can called the pictures’ before the picture are displayed/resolved. In this article, the dialogue between the photographs and voices of Sabahattin Ali's stories will be analysed, and the relations between the photographs and the time before the pictures’ were displayed/resolved will be examined. Keywords: Sabahattin Ali, Socialrealism, short story, photographs, voice, before the pictures’ displayed/resolved Çerçeve dışına çıkan örnekleri bir kenara bırakarak değerlendirdiğimde, Sabahattin Ali’nin hikâyelerindeki karakterlerle Kuyucaklı Yusuf’taki Yusuf’un, Kürk Mantolu Madonna’daki Raif Efendi’nin suskunlukları arasında bir benzerlik, yöntemsel bir yakınlık olduğunu düşünüyorum. 1 Mesela Yusuf’un ses’i gibi düşünebileceğimiz keskin suskunlukları arasına serpiştirilmiş keskin eylemleri, hep olduğu şekilde devam edeceği düşünülen, oysa aslında sadece pısırık rızayla güçlenen toplumsal ve ekonomik statükoyu buz gibi eder. Ayrıca, Yusuf’un suskunluğunun dürüstlük, vefa, namus ve onurlu aşkı muhafaza etmenin bir biçimi olduğu, susmak suretiyle onu koruyacağına inanmasının bir göstergesi gibi sunulduğu söylenebilir. Kürk Mantolu Madonna’nın Raif Efendi’sine gelince… Aslında o da susarak yıllar önce yaşadığı sömürmeyen büyük aşkının öznesine ve onunla aşk’ın bizatihi kendisine duyduğu inancını, bağlılığını muhafaza etmiştir. Bunu, aşkın gömülmek / susulmak suretiyle kalpte yaşaması, varlığını oradan haykırması gibi görmek gerekir. Anlatılan aşkın başlangıcı, söylem zamanının 13-14 yıl öncesine gider. İstanbul’da sabun üretimi yapan baba, içe kapanık, kitaplara gömüldükçe insanlardan uzaklaşan oğlunu sosyalleşmesi, bir yandan da sabun üretimi işini adamakıllı, fenni usulleriyle öğrenmesi için Almanya’ya göndermiştir. Ancak o, günlerini ∗ (Prof. Dr.), İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, İstanbul/Türkiye, e-mail: a.cuneytissi@gmail.com, ORCID: orcid.org/0000-0002-5222-2989 1 Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2016, s. 164; Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2016, s. 220.