22. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi, 22-24 Mayıs 2014, KONYA 333 ÖRGÜTLERİN TOPLUMSAL İŞLEVSİZLİKLERİ: HAPİSHANE ÖRNEĞİ Belkıs ÖZKARA, Afyon Kocatepe Üniversitesi, bozkara@aku.edu.tr Duygu KIZILDAĞ, Afyon Kocatepe Üniversitesi, dkizildag@aku.edu.tr ÖZET Örgütlerin amaçları, var oluş nedenlerini ve toplumdaki işlevlerini yansıtabilir. Ancak örgütler bu işlevlerini yerine getirirken beklenmeyen sonuçlarla ve niyet edilmeyen işlevlerle karşılaşabilirler. Bu çalışmanın amacı, belirli bir suçtan hüküm giymiş kişilerin cezalarını çekmesi için hapsedildikleri yer olarak tanımlanan hapishanelerin toplumsal işlevlerini dikkate alarak, hapishanelerde hangi beklenmeyen ya da niyet edilmeyen işlevsizliklerin ortaya çıktığını belirlemektir. Anahtar Kelimeler: İşlevselci Yaklaşım, Toplumsal İşlevsizlikler, Gizli İşlevler, Hapishaneler 1.GİRİŞ Örgütler niçin vardır? Örgüt literatüründe “örgütler insanların ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler/hizmetler üretmek için vardırlar” ya da “insanların tek başlarına gerçekleştiremeyecekleri amaçları birlikte başarmaları için vardırlar” gibi bazı cevaplara rastlanabilir. Böyle gerekçeler daha çok araçsal bir bakış açısına sahiptir. Örgütler arzu edilen ya da değer verilen şeyleri sağlamak için insanların kendi eylemlerini uyumlaştırmalarına yönelik bir araçtır (Jones, 2010: 24). Toplumsal düzeyde örgütlerin varlık nedenlerini bulmaya yönelik arayışlar 19.yüzyılda Emile Durkheim’ın “toplumsal işbölümü” ve Herbert Spencer’ın “organizmacı toplum” görüşlerine kadar dayandırılabilir (Moore, 1990: 342). Bununla birlikte, daha metodolojik bir yaklaşımı Amerikalı Sosyolog Talcott Parsons sunmuştur. Parsons, tüm toplumların ve sosyal örgütlerin sürekliliği sağlamak için bir dizi gerekli işlevleri nasıl gerçekleştireceklerini göstermek için sosyal sistem işlevleri modelini kullanmıştır (Jaffee, 2000: 14). AGIL olarak kısaltılan dört işlev uyarlama (adaptation), amaca ulaştırma (goal attainment), bütünleştirme (integration) ve etkisini henüz göstermeyen, gizli işlevler (latency) olarak sıralanır (Jaffee, 2000: 14; Moore, 1990: 343). Bu işlevler bir örgüt içindeki unsurlar tarafından gerçekleştirilebileceği gibi, toplumsal düzeyde de örgütler tarafından gerçekleştirilir. Örneğin üretimle uğraşan örgütler gerekli kaynakları sağlayarak uyarlanma işlevini, hükümetler kamu politikaları ile amaca ulaştırma işlevini, adli yargı örgütleri kanunların gücüyle bütünleşme işlevini üstlenirken, eğitim örgütleri de toplumun üyelerinin sosyalizasyonunu sağlayarak uzun dönemli kültürel istikrara katkıda bulunurlar (Jaffee, 2000: 14) Yapısal fonksiyonel bakış geleneksel olarak toplumu bütünleşik ve düzenli olarak düşünür. Yaşamı sürdürmek için genel ihtiyaçların tanımlanabildiğini, amaçlar ve değerler üzerinde anlaşma olduğunu, sosyal yapıların toplumun amaçlarını, değerlerini ve ihtiyaçlarını devam ettirmek için işlev gördüğünü ve sosyal yapıların bu işlevlerle açıklanabildiğini varsayar. Sosyal yapıdaki hızlı değişim ise, özellikle sistemin dışsal çevresinden getirilen sıra dışı bir olay olarak düşünülür (Liska, 1987: 71). Ancak örgütlerin işlevselci analizi ile ilgili iki temel sorun vardır (Jaffee, 2000: 15; Moore, 1990: 345). Birinci sorun, örgütlerin olumlu ve görünür işlevlerini vurgulamasıdır. Oysa Merton’a göre örgütlerin gizli işlevleri de vardır. Bunlar niyet edilmeyen, beklenmeyen ya da açıklanmayan işlevlerdir. İkinci sorun, örgütler gerilimler ve zıtlıklar yaratarak sosyal düzensizliğe ve istikrarsızlığa katkı sağlayabilirler. Bu kuramsal çerçeveden bakıldığında hapishaneler niçin vardır? Hapishaneler hangi toplumsal işlevleri gerçekleştirmektedir? İşlevsizlikler, beklenmeyen ya da niyet edilmeyen işlevleri var mıdır?