doi:http://dx.doi.org/10.17218/hititsosbil.453813
ÜRETİM EKONOMİSİ VE TOPLUMSAL
ALTYAPI: NEOLİTİK VE KALKOLİTİK
ÇAĞLAR
Belgin AKSOY
*
Atıf/©: Aksoy, Belgin (2018). Üretim Ekonomisi Ve Toplumsal Altyapı: Neolitik Ve
Kalkolitik Çağlar, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, ANARSAN
Sempozyumu Özel Sayısı, Ekim 2018, Cilt 11 Sayı 2 , ss 1475-1495
Özet: Arkeolojinin inceleme alanını oluşturan maddi kültür önemli ölçüde ekonomik
etkinlikler ile ilişkili nesnelerden oluşur. Bu nesneler üzerinden geçmiş
toplumların rekonstrüksiyonu yapılırken, ekonomik yaşamın da inceleme
konusu haline gelmesi kaçınılmazdır. Kıt olan mal ve kaynakların idaresi
çerçevesinde gelişen ekonominin Neolitik Çağ ile birlikte hayatın vazgeçilmez bir
parçası olduğu açıktır. Bu dönemde kendi kendine yeten, üretim ve tüketim
birimlerinin özdeş olduğu bir ekonomik sistem söz konusudur. Bu durum Neolitik
Çağ sonlarında yavaş yavaş değişmeye başlar. Suriye ve Mezopotamya
bölgelerindeki kültürler birbirleri ile karşılaştırıldığında, maddi kültürde dikkat
çeken unsurlarda üretim biçiminin yansımalarını görmek mümkündür.
Mezopotamya’nın kuzey bölgeleri, doğal koşullardan dolayı daha fazla risk
altında olan bölgeler olmaları itibarı ile, farklı üretim araçları ve ürünlerin ortaya
çıktığı bölgelerdir. Bunların en önemlileri hayvanların süt ve yünü ile birlikte
gücünden yararlanılması, sulamalı tarımın gelişmesi ve metal işlenmesindeki
yenilikler olarak özetlenebilir. Söz konusu unsurlar Kalkolitik Çağ ile birlikte
yayılmıştır. Bu değişim ile birlikte, üretim birimi ile tüketim biriminin birbirine
özdeş olduğu haneye dayalı ekonomiler, haraca dayalı üretim sistemlerine doğru
evrilmeye başlamıştır. Bu aynı zamanda karmaşık ve hiyerarşik toplumların
ortaya çıkışı anlamına gelmektedir. Anadolu’daki gelişim buna benzer olmakla
birlikte, sulamaya daha uygun koşulların mevcut olduğu Suriye ve
Mezopotamya’ya göre farklı bir çizgide seyretmiştir. Tarıma dayalı bir büyüme
Anadolu yerleşimleri için söz konusu değildir. Ancak bu ortam içerisinde
tanımlanan diğer servet biçimlerine sahip feodal merkezlerden söz edilebilir.
Makale Geliş Tarihi:15.08.2018 / Makale Kabul Tarihi: 24.10.2018
Bu makale Turnitin programında kontrol edildi. This article was checked by Turnitin.
Bu makale ANARSAN sempozyumunda sunulmuş aynı başlıklı bildirinin tam metnidir.
*
Öğr. Gör. Dr., Uludağ Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü 16059 Bursa.
belaksoy@uludag.edu.tr