1 Mikrop Kuramı ve Akşemseddin 1 Yavuz Unat Yaygın bir kanıya göre 15. yüzyıl doktorlarından Akşemseddin mikrobu bulan ilk kişidir. Ancak mikrobun keşfedilmesi süreci mikroskopa bağlıdır ve mikroorganizmalara ilişkin deneysel ve gözlemsel keşif kendi yaptığı basit mikroskoplarla Antonie van Leeuwenhoek’a aittir. Dolayısıyla Akşemseddin’in böyle bir keşfi yapması imkânsızdır. Buna karşın Akşemseddin ünlü eseri Madde el-Hayât’da mikrop imasında bulunmuştur. Böyle bir imada bulunmakla keşfetmek arasında fark vardır. Aslında bu türde imalar tarih boyunca çeşitli doktorlar tarafından yapılmış ancak mikrobun tam olarak keşfine kadar spekülasyon olarak kalmıştır. Fatih’in şeyhi olan Akşemseddîn (ölümü 1459) Dımaşklıdır (Şam). Yedi yaşında babası ile beraber Anadolu’ya gelmiş ve Amasya’ya yerleşmiş ve bir süre Amasya'da kalmıştır. Fatih’le beraber İstanbul’un fethine katılmış ve Fatih Medresesi inşa edilene kadar Zeyrek Camii’nde dersler vermiştir. Tıbba ilişkin çeşitli eserleri vardır. En önemli eseri, Madde el-Hayât’tır. Bütün hastalıkların bitki ve hayvanlarda olduğu gibi, gözle görünmeyen tohumları olduğunu ileri sürmüş, yani henüz mikroskobun bulunmadığı bir zamanda mikrop fikrini ima etmiştir. Kimilerine göre mikrobu bulmuştur. Diyanet Vakfının “Akşemseddin” maddesinde şunlar yazar: “Kaynaklarda aynı zamanda "tabib-i ebdan” olduğu, devrinin iyi bir hekimi sıfatıyla da şöhret kazandığı ve tıbba dair eserleri bulunduğu belirtilen Akşemseddin'in, tıp tarihinde ilk defa mikrop meselesini ortaya atmak ve hastalıkların bu yolla bulaştığı fikrini öne sürmekle, bu alanda kesin bilgiler veren Fracastor adlı İtalyan hekimden en az 100 yıl önce bu konuya ilk temas eden tabip olduğu kabul edilmektedir. Adnan Adıvar gibi bazı müellifler, ilk önce Dr. Osman Şevki Uludağ'ın işaret ettiği bu konuda biraz tereddütlü davranırlarsa da Bedi N. Şehsuvaroğlu bunun gerçekliğini inandırıcı bir şekilde ve açıklıkla ortaya koymuştur”. Halen yasaklı olan Vikipedi’de ise şu satırlar yer alır: “Akşemseddin, Antonie van Leeuwenhoek'in yaklaşık iki asır sonra deneyle keşfettiği mikrobu, Maddetü'l-Hayat (Risâletü’n-Fi't-Tıp, Nuruosmaniye Kütüphanesi, No: 3489) adlı eserinde yıllar öncesinde dile getirdi”. Buna kanıt olarak Akşemseddin’in şu cümlesi verilir. “Hastalıkların insanlarda teker teker ortaya çıktığını sanmak hatadır. Hastalık, insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma, gözle görülmeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar vasıtasıyla olur”. Kanıt olarak da iki atıf yer alır: Taşköprülüzâde, Şakayık-ı Nûmâniye (c. 1, s. 48) ve Osman Şevki Uludağ, Beş Buçuk Asırlık Türk Tabâbet Tarihi (İstanbul 1969, s. 35-36). 1 Bilim ve Ütopya, Sayı: 295, Ocak 2019, s. 54-58.