91 Said the Prophet of God: Hadith Commentary Across a Millennium Joel Blecher Oakland: University of California Press, 2018, XIV+272 sayfa. Hadislerin tedvîn ve hemen ardından tasnîf faaliyetleri neticesinde oldukça çeşitlilik arz eden te’lif ve tertîb biçimleri ortaya konulmuş ve hicrî üçüncü asra gelindiğinde hadis ilminin tekâmülüne işaret eden klasik hadis külliyatı teşekkül etmiştir. Dârülhadislerin kurulmasıyla birlikte hadis öğretimi daha da kurumsallaşmış ve hadislerin geniş kitlelere aktarılması gündeme gelerek mevcut hadis birikiminin doğru ve anlaşılır bir biçimde sonraki nesillere intikali meselesi zuhûr etmiştir. Bu meselenin çözümüne yönelik çabalar neticesinde ise başta şerhler olmak üzere telhis, muhtasar, haşiye, ta’lik gibi te’lif türleri gelişmiştir. Görüldüğü üzere klasik hadis külliyatının temel metinlerinin yani başta Sahîhayn olmak üzere Kütüb-i Sitte’ye dâhil diğer kitapların yazılmasının ardından sonraki âlimlerin yapacakları en önemli ilmî faaliyet mevcut kitapları anlamak, açıklamak, tamamlamak, döneminin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde işlemek veya yeniden tasnif etmek ve bilhassa güvenilir bir biçimde sonraki kuşağa aktarmak olmuştur. Böylelikle hadis tasnifnin tekâmülünün zorunlu bir neticesi olarak geniş bir hadis şerh geleneği meydana gelmiştir. Hadis kitaplarının en güveniliri kabul edilen Buhârî’nin Sahîh’i, üzerinde en çok çalışma yapılan eser olmanın yanı sıra kendisine en fazla şerh yazılan eserlerin başında gelmektedir. Bu sebeple olsa gerek temsili ve etkisi yüksek Buhârî’nin Sahîh’i üzerine yapılan şerhleri incelemek suretiyle Joel Blecher’in Said the Prophet of God adlı kitabı gelişen siyaset, kültür ve teknoloji bağlamında hadis şerh geleneğinin tarihi süreçteki değişim ve dönüşümünü ele almaktadır. Blecher kitabında İslâm’ın anlaşılması ve yaşanmasında şerhlerin belirleyiciliğinin altını çizerek hadis şârihlerinin kendi sosyo-politik şartlarında Sahîh’i tekrar tekrar şerh etmek suretiyle kazandıkları otoritenin önemi ve zaman geçtikçe bu otoritelerin gelenek içersinde oynadığı rolü üç önemli dönem ve coğrafyadan (Emevî son döneminde Endülüs- Memlük Döneminde Mısır ve Suriye- bugünkü Hindistan ve ötesi) hareketle kronolojik bir biçimde tasvir etmeyi amaçlamaktadır. Kitabında hadis metinlerinin anlaşılması ve yorumlanmasında siyasî güç ve iktidarın etkisinin altını çizen Blecher, söz konusu kitabının sunumunda Suriye’de katıldığı bir hadis meclisindeki gözlemlerinden de hareketle hadis şârihlerinin siyasî gücün ve iktidarın sözcülüğünü üstlendiğini, yaptıkları hadis derslerinin sadece siyâsî gücün bir açıklaması, ifadesi ve yeniden anlatımından ibaret olduğunu ve hatta hadis şârihlerinin sultanlar tarafından himaye edildiğini iddia etmektedir. Cilt/Volume: IV | Sayı/Number: 1 | Yıl/Year 2018 © Meridyen Derneği hadisvesiyer.info