İ.T.Ü. 11. Endüstriyel Kirlenme Kontrolü Sempozyumu 11-13 Haziran 2008 Endüstriyel Kaynaklı Kirlenmiş Sahaların Yönetimi İçin Bilgi Sistemi Geliştirilmesi Serkan Girgin 1 , M. Güvener 1 , Ş. Polat 1 , B. Büyüker 1 , Ü. Yetiş 1 , F. Dilek 1 , A. Aksoy 1 , K. Ünlü 1 1 Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, 06531 Ankara. E-posta: kunlu@metu.edu.tr Öz Endüstriyel alanlarda doğal afetler, kazalar veya kötü işletme uygulamaları nedeniyle oluşan sızıntı ve döküntüler ile başı boş alanlara bilinçli ve kanun dışı olarak yapılan deşarjlar nedeniyle toprağın tehlikeli kimyasallar tarafından kirlenmesi önemli bir çevre sorunu oluşturmaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri dahil olmak üzere, bir çok gelişmiş ülke bu tür kirliliklerin önlenmesi ve oluştuğu durumlarda da uygun şekilde temizlenmesi ve bertarafına yönelik yasal mevzuata ve bu mevzuatları destekleyen yönetim sistemlerine sahiptir. Ülkemizde ise bu konuda ciddi bir yasal boşluk bulunmakta, giderek varlıkları ortaya çıkan ve sayıları artan kirlenmiş alanların ne şekilde ele alınması gerektiği net olarak ortaya konulamamaktadır. Bu konudaki eksikliğin giderilmesi amacıyla, endüstriyel kaynaklı kirlenmiş sahaların belirlenmesi, kirlilik durumlarının tespiti ve uygun temizleme yöntemlerinin belirlenmesi için bir çalışma gerçekleştirilmektedir. Gerekli yönetmelik ve teknik tebliğlerin hazırlanmasını da içeren çalışmada, yasal mevzuatın uygulanmasını destekleyecek bir bilgi sistemi geliştirilmiştir. Bu makalede geliştirilen bilgi sisteminin yapısı ve özellikleri ile ilgili bilgi verilmektedir. Anahtar Kelimeler bilgi sistemi; tehlikeli kimyasal; tehlikeli atık; toprak kirliliği 1. Giriş Endüstriyel tesisler, bir çok tehlikeli maddenin önemli miktarlarda kullanıldığı, ürün ve atık olarak üretildiği alanlardır. Faaliyet alanlarına bağlı olarak değişiklik gösteren bu tehlikeli maddelerin çoğu zaman tesis içerisinde depolanması veya nakledilmesi gerekmektedir. Gerek depolama veya nakil koşullarındaki uygunsuzluklar, gerekse kaza veya doğal afet gibi harici faktörler sonucunda oluşan döküntü ve sızıntılar, insan sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmektedir (Ferguson, 1998). Başıboş arazilere yapılan kontrolsüz ve uygunsuz atık bertarafları da benzer sonuçlar doğurmaktadır. Genelde toprak ve yeraltı suyu kirliliği ile sonuçlanan bu durumlar ile kirlenen alanlar noktasal kaynaklı kirlenmiş saha olarak tanımlanmaktadır (EU, 2006). Kirlenen veya kirlendiğinden şüphe edilen sahaların sistematik bir şekilde tespit edilmesi, kayıt altına alınması, insan sağlığı ve çevre üzerine oluşturdukları risklerin belirlenmesi, uygun şekilde temizlenmesi ve izlenmesi günümüz koşullarında bir gerekliliktir. Ancak ülkemizde gerekli yasal mevzuatın bulunmuyor oluşu, gerek kirliliğin oluşmadan önce önlenmesi, gerekse oluştuktan sonra kontrol altına alınması konularında önemli boşluklara neden olmaktadır. Bu durum bu tür sahaların sayısının günden güne artmasıyla sonuçlanmaktadır. Kirlenmiş sahaların