Dr.Ayten Ahmedova Azerbaycan, Gence Gence Devlet Universitesi Azerbaycan Cumhuriyetinin nağme yazarı Ahmet Cevat’ın Kars seferini şiir sanatında nazma çektiği yankıları. İster batı, ister Doğu edebiyatında tarihi gerçekliğin edebi eserlere yansıması ve sanatsal yorumlanması mevcut ortamın global ve değerlendirilmeğe ihtiyaç duyulan eylemler ortaya çıktığında genellikle geçmişe bakışla, önceki dönemlerde yaşanmış, toplumun alışılagelen düzenini değiştirmiş olayların metaforik canlandırılması ile karakterize olunuyordu. Meşhur tarihi olayların örnekleme açıklaması veya metaforik sunumu hemen hemen nerede ise bütün edebi örnekler için has mahiyettedir. Lessing “Hamburg dramaturjisinde” yazıyor: “Deha sanatçıları sadece birinin diğerinden oluşan, sebep- sonuç zinciri ile bağlı hikayeler ilgilendiriyor. Eğer , dahi edebiyatçı tarihi malzeme ışığında çalışarak topladığı gereksiz “hazineleri” mantıklı değerlendirme için destek verici materyale dönüştüre bilirse, sonuçları ilk sebeple ilişkilendirmek, onları kıyaslamak, tesadüfi cümleleri dikkatle olduğu yerden çıkarmak, bütün edebi eylemin yalnızca belirtildiği gibi mümkün olduğunu ispatlamak yeteneğine sahiptir. (4,538) 20.y.yılın başlarında Azerbaycan’ı sarmış milli bilinç dalgasına kudretli kalem sahibi yüzlerce yazar kayıtsız kalmadı. Maarif ustaları, romantik akım yazarları, realist yazarlar, hiciv ve komedi yazarları, edebiyatçılar, şairler, ilim araştırma gazeteci yazarları hepsi milli ideolojinin – Azerbaycan’çılığın oluşturulmasına kendi armağan eserlerini bahşettiler. Bu zaman Azerbaycan tarihinin kırılma noktası olan milli irade bilinci, iki çelişkiye ayrılmış tarihimizin ve toprağımızın başı olarak algılanan , 1795 yılından başlayıp, 1813 yılının uğursuz şubat gününde “sonuçlanarak” yeni facialara zemin hazırlayan korkunç tarihi olaylar onlarla eserin ana konusuna çevrilmişti. Aynı zamanda Azerbaycan’ı söz konusu döneme getiren inişli çıkışlı tarihimizin en “bariz” hadiseleri tahlil olunuyordu. Tuhaftır ki, bu türden olan değerlendirmeler sadece büyük hacimde değil, çeşitli boyuttaki küçük hacimli, fakat kapsamlı program karakterli eserlerin temelinde mevcuttur. A. Sehhet’in hikayelerinde , A. Cevat’ın şiirlerinde Türklere yapılan soykırım, özellikle Kars’ta baş vermiş korkunç olayların sanatsal yansıması o ağır günlerin kronolojik sıralaması çerçevesinde günümüze kadar ulaşmıştır.