ISSN: 1309 4173 (Online) 1309 - 4688 (Print) Volume 11 Issue 1, p. 303-328, February 2019 DOI: 10.9737/hist.2019.723 Makalenin Geliş Tarihi: 2.01.2019 – Kabul Tarihi:31.01.2019 History Studies Volume 11 Issue 1 February 2019 İsyan İkliminde Kadim Nizamı İhya Etmek: 1821 Rum İsyanı Akabinde Yapılan Eflak ve Boğdan İdarî Düzenlemeleri Reviving the Old Order in the Environment of Rebellion: Administrative Arrangements of Moldavia and Wallachia in the Aftermath of the 1821 Greek Rebellion Dr. Feyzullah UYANIK ORCID No: 0000-0002-7779-4350 Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öz: 1821 Rum İsyanı, Balkanlardaki Osmanlı varlığı açısından önemli bir kırılma noktasıdır. Aynı zamanda Eflak ve Boğdan’daki idari düzen üzerinde de kayda değer neticeleri vardır. Bu makalede, Osmanlı Devleti’nin Eflak ve Boğdan’dan Rum voyvodaları tasfiye etmesi ve yeni yönetim düzeninin oluşturulması sürecindeki politik tutumu ele alınmaktadır. Yönetimi devralan Romen voyvodaların ilk idari tasarrufları ve bu kapsamda 1821 Rum İsyanı’ndan kaynaklanan olumsuz koşulları ortadan kaldırmak üzere geliştirdikleri pratikler, incelemeye konu olan diğer hususlar arasındadır. Anahtar Kelimeler: Eflak, Boğdan, 1821 Rum İsyanı, Osmanlı Devleti. Abstract: The Greek Rebellion of 1821 is an important breaking point for the Ottoman presence in the Balkans. At the same time, there are significant consequences on the administrative organization in Moldavia and Wallachia. In this article, the political attitude of the Ottoman Empire in the process of liquidation of the Greek hospodars from Moldavia and Wallachia and the formation of the new administrative organization are discussed. The first administrative actions of the Romanian hospodars who took over the administration and the practices they developed to end the negative conditions arising from the 1821 Greek Rebellion are among the other issues that are subject to review. Keywords: Wallachia, Moldavia, 1821 Greek Revolt, Ottoman Empire. Giriş Geniş ve kozmopolit bir coğrafyada hüküm süren Osmanlı Devleti’nin asırlar boyunca devasa büyüklükteki haritayı nasıl kontrol ve denetim altında tutabildiği sorusu, modern tarih araştırmalarının üzerinde yoğunlaştığı önemli problem alanlarından birini teşkil etmektedir. Bu yöndeki arayışların neticesinde üretilen cevaba göre Osmanlı Devleti, taşra idari yapılanmasında yerel koşulları/talepleri dikkate alarak çok yönlü düşünme ve buna paralel olarak geliştirdiği siyasi stratejiye dayanan esnek ve katılımcı bir yönetim düzeni kurduğu için merkeze uzak vilayetlerde hâkimiyetini sürdürmeyi başarabilmiştir. Osmanlı idari düzeniyle ilgili varılan bu genel yargının ne ölçüde gerçekliği yansıttığını sorgulamak için zamanın ihtiyaçlarına göre alt birimlerde uygulanan idari tasarrufları incelemek gerekmektedir. Yeni koşullar doğrultusunda revize edilebilen Osmanlı yönetim sisteminden bir kesit sunmak üzere, 1821 Rum İsyanı akabinde Eflak ve Boğdan’daki iktidarın el değiştirmesi sürecinde geliştirilen pratiklerin bu makale kapsamında incelenmesi hedeflenmiştir.