Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / The Journal of International Social Research Cilt: 12 Sayı: 63 Nisan 2019 www.sosyalarastirmalar.com Volume: 12 Issue: 63 April 2019 Issn: 1307-9581 Doi Number: http://dx.doi.org/10.17719/jisr.2019.3224 ALEVİLİĞİN MENŞELERİNE DAİR ORYANTALİST TEZLER ÜZERİNE BAZI DEĞERLENDİRMELER A CRITICISM OF ORIENTALIST DISSERTATIONS ON ORIGIN OF ALAWIS (ALAWITES) Aydın ARAS Öz Alevilik (19. Yüzyıla kadar Kızılbaşlık), XIX. yüzyıldan itibaren bilim çevrelerinin dikkatini çeken bir araştırma alanı haline gelmiştir. Alevilik bu manada Joseph von Hammer’in “Osmanlı Tarihi” adlı ünlü eserinde Kızılbaşlardan ve Bektaşilerden bahsetmesi ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç J. G. Toylar, John P. Brown, Georg Jacop, F.W.Hasluck, J. Kingsley Birge ve Babinger gibi Oryantalistlerin çalışmaları ile devam etmiştir. Türkiye’de ise Mehmed Fuad Köprülü’nün 1918 yılında neşrettiği “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar” adlı eseri ile başladığı kabul edilmektedir. Baha Said Bey, Yusuf Ziya Yörükân, Abdülbaki Gölpınarlı gibi bilim adamlarının çabaları neticesinde Alevilik akademik bir araştırma alanı haline gelmiştir. Zaman içinde Alevi-Bektaşi alanıyla ilgili nicelik ve nitelik bağlamında araştırmalar artsa da Alevilik kavramının içeriği ile ilgili araştırmacıların müttefikken kabul ettiği ortak bir tanım yoktur. Araştırmamız, XIX. yüzyılın ikinci yarısı ve XX. yüzyılın son çeyreğine kadar ki oryantalist çalışmaları konu edinmiştir. Bu süre zarfında Aleviliğin menşelerine dair öne sürülen tezler sıralandıktan sonra yerli araştırmacıların antitezleri ortaya konulacaktır. Bu araştırmanın amacı, oryantalistlerin Alevilik ile ilgili tasavvurlarını ortaya koyup, onların Aleviliğin menşei ile ilgili tezleri bütüncü bir yaklaşımla ortaya koymaktır. Anahtar Kelimeler: Oryantalizm, Alevilik, Bektaşilik, Hacı Bektaş-ı Veli, Hristiyanlık, İslâm Abstract Alawism (Being Kizilbash until XIX. century) has become a field which attracts the attention of scientific (academic) environments since XIX. Century. Discussing Alawaism (Kizilbash) on scientific researches first thought to have started with Joseph von Hammer’s famous work ‘the Ottoman History’ citing ‘Kizilbash’ and ‘Bektashis’. The process continued with famous orientalists J. G. Taylor, P. Brown, George Jacop, F.W. Hasluck, J. Kinsley Birge and Babinger’s studies.As for Turkey, the first study on Alawism started with Mehmet Fuat Köprülü’s ‘the First Sufis in Turkish Literature’ published in 1918. Thanks to the great efforts of the famous scientists Baha Said Bey, Yusuf Ziya Yörükân, Abdulbaki Gölpınarlı, Alawism has become an academic research area. Although researches has increased on Alawism-Bektashism fields in terms of quality and quantity in due course, stil, there hasn’t been an unanimous description of the content of Alawism yet. Our research discusses the orientalists’ studies which take place at the last half of XIX. Century and the last quarter of XX. Century. Within this period of time, after dissertations on the origins of Alawism are compiled, antithesis of the local researches on Alawism will be analyzed by me. The aim of is research is to introduce the envisagement of the orientalists and reveal the dissertations on the origins of Alawism with holistic view. Keywords: Orientalism, Alawism, Bektashism, Hadji Bektas Veli, Christianism, Islam. Giriş Oryantalizm üzerine yaptığı çalışmalar ile bu alanda çığır açan Edward Said oryantalizmi şu şekilde açıklamaktadır: “Oryantalizm, ‘Doğu’ ve ‘Batı’ arasındaki ontolojik ve epistemolojik farklılığa dayanan bir düşünme biçimidir. Doğu dünyası hakkında saptamalar yaparak, görüşlerini meşrulaştırmak suretiyle doğuya yerleşmek ve orada bulunan halkı yönetmek ve onları yeniden yapılandırmak için tasarlanan bir düşünce kalıbıdır” (Said, 2017, 10-12). Bu düşünce kalıbının içerisine Alevi-Bektaşi çalışmalarına sirayeti XIX. yüzyılın ikinci yarısına tekabül eder. Kızılbaş ve Bektaşi araştırmalarında mesai harcayan çoğu araştırmacı misyonerlik kimliği ile ön plana çıkmaktadır. Öyle ki ilk oryantalist çalışmalar, Katolik Kilisesinin denetiminde Şark Dil Enstitülerinin kurulması ile başlamıştır (Said, 2017, 10-12). Katolik kilisesinin oryantalist çalışmalarını başlatan kurum olması, kiliseye sıkı sıkıya bağlı olan misyonerlik faaliyetlerini akla getirmektedir. Kilisenin âli menfaatleri için misyonerler dua cübbelerini giyerken oryantalistler araştırmaları ile onları desteklemiştir (Derin, 2017, 27). Alevi ve Bektaşi oluşumlarının menşei ile ilgili oryantalist tezlerin büyük bir kısmında Hristiyanlık tesirinin ele alınmasını sadece bilimsel kaygılar ile açıklamak meselenin tam olarak anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Oryantalistlerin Alevi-Bektaşi zümrelerini Hristiyanlığa dayandırmaları bazı araştırmacılara göre İsevi taassuptan kaynaklanmaktadır (Eröz, 1990, 183). Yüksek Lisans Öğrencisi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi.historia-34@hotmail.com.