AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ VE İRAN ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN TARİHSEL PERSPEKTİFİ VE GÜNCEL DURUMU ZAFER SUME Yüksek Lisans Öğrencisi Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı zafer_sume@outlook.com Özet 19. yüzyılın ortalarında siyasi olarak başlayan iki ülke ilişkileri, 2. Dünya Savaşı’nda, Soğuk Savaş dönemi içinde ve hatta Basra Körfezi’ nde petrol ihracatının başlamasına kadar olan süreç içinde, uluslararası alanda çok az önem ve gerginlik taşıdı. Fakat 1979 yılında İran’ da yaşanan İran İslam Devrimi sonrasında, İran’ da meydana gelen bir takım olaylar sonrasında, iki ülke arasında ilk ciddi gerilimler meydana geldi. Her ne kadar, 20. yüzyılın ortalarından itibaren, İran’ da çıkartılmaya başlanan petrol, ülkenin ekonomik olarak güçlenmesine ve günümüze kadar uzanan süreçte bölgede etkin bir güç olmasını sağlasada, İran’ın sahip olduğu bu doğal kaynaklar, -günümüzde dünyanın en büyük 2’inci doğalgaz ve 4'üncü petrol rezervine sahip- 20. yüzyıldan itibaren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ‘nin ve Batılı ülkelerin, İran’ ı ilgi alanlarına almalarına neden oldu. Bu durum, ülke yönetimine gelen hiç bir otoritenin, ülke içinde tamamamen bir izolasyonist politika izleyememesine neden oldu. Diğer bir taraftan, İran’ da 1950’ lerde ABD’ nin desteği ile başlatılan nükleer çalışmalar, 21, yy’ dan itibaren, ülkenin dış politikada karşılaştığı ana sorunlardan biri oldu. Nitekim bu sorun, ABD’ nin, 1990’ lardan itibaren başlattığı, yaptırımlar zincirinin ve günümüzde adeta bir ekonomik savaş halini alan iki ülke ilişkilerinin, temeliydi. ABD’ nin, İran ile olan siyasi, sosyal ve ekonomik ilişkilerinin neredeyse tamamını askıya alması, ve söz sahibi olduğu uluslararası örgütlerdeki devletlerin de İran’ a karşı aynı oranda yaptırım uygulamasını istemesi, uluslararası kamuoyu tarafından endişe ile izlenmektedir. Günümüzde Ortadoğu’ da ve uluslararası arenada etkin bir güç olan İran’ ın bölgede ve küresel alanda oluşan güç dengelerindeki rolünün önemi yadsınamaz bir gerçektir. İşte bu noktada İran’ ın kendisine karşı başlatılan ekonomik savaşa vereceği tepki ve ülke içinde başlayan ekonomik krizin meydana getirebileceği küresel ve bölgesel sorunlar hem bölge ülkeleri hem de başta Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası örgütler tarafından dikkatle incelenmekte ve üzerinde durulmaktadır.