ÇÜTAD Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi Cilt 4, Sayı 1 Haziran 2019 ISSN: 2587-1900 Geliş Tarihi: 04.04.2019 E-ISSN: 2548-0979 Kabul Tarihi: 12.05.2019 Makale Künyesi (Tanıtma): Ergene, O. (2019). B. Erdem Dağıstanlıoğlu / Hüseyn-i Hârezmî - Keşfü’l-Hüdâ. [Keşfü’l-Hüdâ Doğu Türkçesiyle Yazılmış Bir Kaside-i Bürde Şerhi adlı kitap tanıtımı]. Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi. 4 (1), 226-233. 226 B. Erdem Dağıstanlıoğlu / Hüseyn-i Hârezmî - Keşfü’l-Hüdâ Oğuz ERGENE 1 Arapça “kasada (kastetmek, yönelmek)” sözcüğüyle ilgili olan kaside, “belli bir amaçla yazılmış manzume” karşılığındadır (Dilçin, 2005, s. 122). Temelde bir övgü şiiri olan kaside yazımı, “uzun devirlerin şartları göz önüne alındığında” bir zorunluluk olarak da değerlendirilebilir. Bununla birlikte kaside, yalnızca “kendisine hami arayan ya da kendisini hamisini methetmekle görevli sayan şairin” hamisine yönelik övgülerini dile getirerek bu yükümlüğü yerine getirdiği bir tür olarak değil, “bazı türler için -mesela mersiye- bir geleneğin yahut vefa borcunun gerektirdiği bir mecburiyet olarak” görülmelidir. Bu açıdan kaside yazma, öncelikle “bir geleneğin icabı”dır (Karavelioğlu, 2007, s. 253). Arap edebiyatının “ilk dönemlerinden beri” görülen kasidenin ilk örnekleri, daha sonraki ürünlere göre kimi farklılıklar taşısa da bu tür şiirler, ana hatlarıyla türlü konulara ilişkin betimlemelerin ağır bastığı bir giriş bölümü, bunu takip eden övgü ve dua bölümleriyle biçimlenmiştir. Kasidenin ilk örneğini ise Hicretten 500 yıl önce “Arap şairlerinden Mühelhil”in söylediği rivayet edilir. Nitekim eski Arapların “eşhuru’l-hurum (haram aylar) denilen ve kan dökmenin yasak olduğu dört ay (Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb) boyunca” eğlenceler ve “şiir yarışmaları” düzenledikleri ve bu yarışmalarda birinci olan şiirlerin “keten yaprağı üzerine altın ile yazılıp” bundan daha güzeli yazılıncaya kadar Kâ’be kapısına asılarak “halka teşhir edildiği” belirtilmektedir. “Muallaka” adı verilen bu örneklerin en çok ün kazanmış yedisi için “Muᶜallakatü’s-Seba, Muallakāt-ı Sebᶜa ya da Seba-i Muallaka (Yedi Askı)” adları kullanılmıştır. Cahiliye devri, kasidenin Arap edebiyatında yaşadığı “en parlak dönem” olarak değerlendirilmektedir. Kasidenin bunu izleyen İslamî dönemde “Ka’b b. Züheyr, Hassan b. Sâbit, Nabigâ, A’şâ vs.” ile geliştiği, emirlikler döneminde “Ebû Nüvâs” ve Abbasîlerde de “Ebû Temmâm, Buhturî 1 Mersin Üniversitesi, Dr. Öğr. Üyesi. oergene@mersin.edu.tr https://orcid.org/0000-0002-7862-3705