Turkish Studies Language and Literature Volume 14 Issue 2, 2019, p. 529-550 DOI: 10.29228/TurkishStudies.22674 ISSN: 2667-5641 Skopje/MACEDONIA-Ankara/TURKEY Research Article / Araştırma Makalesi A r t i c l e I n f o / M a k a l e B i l g i s i Received/Geliş: 20.02.2019 Accepted/Kabul: 10.06.2019 Report Dates/Rapor Tarihleri: Referee 1 (27.03.2019)- Referee 2 (19.04.2019) This article was checked by PlagScan. NİETZSCHE’NİN METAFOR ALGISI VE “KÖTÜMSERLİK” KAVRAMI EŞLİĞİNDE SAİT FAİK ABASIYANIK’IN ALEMDAĞ’INDA OLUP BİTENLER Mehmet Akif DUMAN * ÖZ Nietzsche (1844- 1900) kendini filozoflar içinde ilk psikolog olarak tanımlar; bu tavrı ile şüphesiz Freud’un ve psikanalizin yolunu açan düşünürdür. Var oluşu reddeden ve hakikatin sağlamlığına yönelen Nietzsche kendisine kavramlardan bir dünya kurar. Bu dünyada yalnız bir savaşçı hüviyetinde uzun uzun yargıladıkları arasında Tanrı’yı ölüme hapsetmekle yaratıcılık üstüne de bir hükme varmış olur. Daha doğrusu onun temel problemi yoktan var etmek ile yeniden biçimlendirmek arasındaki süreç ve bunun ters (yahut en azından yanlış) anlaşılmasıdır. Metaforun bu kendi gerçeğini oluşturma refleksi (kötümserliğin tamamlayıcısı olarak) Nietzsche’yi ziyadesiyle öfkelendirir. Metafor onun için kapatan, yanıltan, büken ve örten yapısı ile kurmaca içinde sahtenin ve yanlışın sembolüdür. Anlatan, ikna eden, kelimelerle yeni dünyalar kuran yazar metafor enstrümanı ile içine düştüğü karamsar dünyayı büyüleyici bir ambalaj içinde, mis kokular eşliğinde ve nihayetinde hoşa giden bir surette vermeye muktedirdir. Başka bir deyişle okurun pasifleşmesi, ruh halinin değişmesi ve karamsarlıktan pay alması tehlikesi mevzubahistir. Acaba Sait Faik Abasıyanık (1906- 1954) Alemdağ’da Var Bir Yılan hikâyesinde, sadece tamamen ve kökten değişen insana bakışı ile zararsız bir düzeyde pesimist mi kalmıştır; yoksa Nietzsche’nin lanetlediği şekilde kelimeleri metaforik güçlerinden istifade ile birer kesici alet gibi kullanıp dört hikâyelik bir dünyada hakikati tahrip ederek bağımsızlığını mı ilan etmiştir? Elbette Türk Edebiyatı’nın en büyük hikâyecilerinden ol an Sait Faik’in hayatının en karanlık döneminde değişen ruh halini kelimelere sindirmeden yazması düşünülemez. * Dr. Öğr. Üyesi, Johannes Gutenberg üniversitesi, E-posta: mh.akif.duman@gmail.com