Üzüntü Veren Bilgi: Kutadgu Bilig (Kutadgu Bilig’deki “Kut” Kavramı Üzerine Kısa Bir Değerlendirme) Kutadgu Bilig, 11. yüzyılda Karahanlı Uygur Türklerinden Kuz-Ordulu 1 Yusuf’un, Doğu Karahanlı hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Kara Han’a atfen yazdığı ve takdim ettiği eserdir. Yusuf, 85 bap ve 6645 beyitten müteşekkil olan bu eserine Balasagun’da başlamış, daha sonra gittiği Kaşgar’da tamamlamış (1069-1070) ve Karahanlı hükümdarının huzurunda okumuştur. Hakan, şairin kalem kudretini takdir ederek, ona iltifat etmiş ve yanına alarak, ona “has hâcib” unvanını vermiştir. Bundan dolayı nâmı Yusuf Has Hâcib olarak yayılmıştır diyerek noktalayalım zira değinmemiz gereken daha mühim bir konu var: “Kutadmak!” Kutadgu Bilig’in ismine dahil olan “kutadgu” sözcüğü kutadmak fiilinden yapılmış bir mastardır. Kutadgu Bilig’i Almancaya tercüme etmiş olan aydınlardan Vambery ve Radloff, Kutadgu Bilig’de çok geçen “kut” sözcüğünü, “saadet” veya mutluluk, kitabın ismini de “saadet veren bilgi” veya “mutluluk veren bilgi” olarak tercüme etmişlerdir. Memleketimizde de bazı aydınlarımız bu tercümeyi körü körüne kabul ederek, ne yazık ki Kutadgu Bilig’in anlamını “mutluluk veren bilgi” olarak genç nesillere öğretmektedirler. Lakin, Kutadgu Bilig’in ismine dahil olan ve bu eserde çok kullanılan “kut” sözcüğünü sadece saadet veya mutluluk olarak tercüme etmek yanlıştır. Kut sözcüğünün eski Türkçe’de ve bugünkü lehçelerde birçok anlamı vardır. Kut: ruh, manevi kuvvet, uğurluluk ve saadet anlamlarından başka, siyasî hakimiyet kudreti, devlet idaresi kudret ve salahiyeti anlamlarını da ifade eden ve sadece bir kalıba sokulamayacak kadar kıymetli bir sözcüktür. Eski Türklerin, kut’u türlü şekillerde tecelli eden bir manevi ve ruhî kuvvet olarak tasavvur ettikleri anlaşılıyor. Bu sözcüğün bazı durumlarda ruh, saadet, uğurluluk anlamlarını da ifade ettiği filhakika su götürmez bir gerçektir. Lakin biz burada kut sözcüğünün siyasî hakimiyet kudreti, devlet idaresi hak ve salahiyeti, hakimiyet şevketi, manalarını da ifade ettiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Kutadgu Bilig’in yazarının, kitabına bu ismi vermekle her şeyden evvel kutadmak fiilinin devlet idare etmek manasını göz önünde tutmuş olduğunu ve kut sözcüğüyle de her şeyden önce siyasî hakimiyet kudreti manasını kastetmiş olduğu kanaatindeyiz. Birkaç misal vererek bu iddiamızı temellendirmek en doğru yaklaşım olacaktır. I. İslamiyetten önce Orta Asya’da kurulmuş Türk Devletleri’nin çoğunda kut sözcüğü hükümdarların lakap ve unvanlarına dahildir. (Kutluk Kağan, Teñri Kut, Tanrı-Kut Mete, Kutalmış vb.) Çoğu Türk hükümdarlarının unvanlarına veya isimlerine dahil olan bu kut sözcüğü hiç şüphesiz saadet manasından farklı bir mana ifade etmektedir. Bu mana da ancak “siyasî hakimiyet kudretiveya devlet idaresi kudretigibi anlamlarla açıklanabilir II. Bilge Mergen Han diyor ki: ...Halkı iskan için ben 22 defa büyük ordularla savaştım. Kut’um var olduğu için muvaffak oldum... Fakirleri zengin kıldım, az milleti çok kıldım.” 2 Buradaki kut sözcüğü ancak siyasî kudret veya devlet kuvveti manasını ifade edebilir. Çünkü savaşlarda muvaffak olmanın yolu, saadet sahibi olmaktan değil, siyasî kudret ve şevket sahibi olmaktan geçer. III. Kuz-Ordulu Yusuf’un kut ve devlet sözcüklerini, hakimiyet, devlet idaresi kudreti, idare sanatı manasında kullandığını kitabın mevzuu ve ruhu da ispat eder niteliktedir. Kitabın karakterlerinden Odgurmuş hariç olmak üzere, kitabın bütün kahramanları devlet idaresinden, devlet idaresi için lazım 1 Kaşgarlı Mahmud'un verdiği bilgiye göre Balasagun Kuz-Balık, Kuz-Uluş veya Kuz-Ordu (kuzey şehir) adlarıyla da biliniyordu. 2 Orhun Kitabeleri, Doğu yüzü