GRAMŞİYAN PERSPEKTİFTEN AMERİKAN HEGEMONYASININ GELECEĞİ: EKO-POLİTİK BİR DEĞERLENDİRME Selim KURT * ÖZET Kapitalist sistemin çok ciddi iç çelişkilere sahip olmasına karşın nasıl tüm dünyada hâkim bir ekonomik sistem olarak varlığını sürdür- meyi başardığını sorguladığı eseri “Hapishane Defterleri”nde Gramsci, hegemonyanın esasen bir ekonomik yapı tarafından belirle- nen üretim yönteminin doğurduğu toplumsal gruplardan, egemen olanın diğer grupların da rızasını elde ederek kurguladığı “tarihsel blok”tan kaynaklandığını iddia etmiştir. Robert Cox gibi neo-Gramşi- yan düşünürler tarafından Uluslararası İlişkiler disiplinine de uygula- nan bu anlayış çerçevesinde uluslararası düzendeki hegemonyanın, bir devlet içerisinde yer alan egemen toplumsal sınıfın değerlerini n uluslararasılaşması yoluyla gerçekleştiği belirtilmiştir. Hegemon dev- let de esasen bu egemen sınıfın çıkarlarının tezahüründen ibarettir. Büyük ölçüde 17. yüzyılda Birleşik Eyaletler ile başladığı kabul edilen kapitalist dünya hegemonyası, 19. yüzyılda İngiltere’ye geçerek daha da yaygın bir hal alarak, güç kazanmış, İkinci Dünya Savaşı’nın ardın- dan ise gerek iktisat politikasında gerekse üretim yönteminde getir- diği yeniliklerle dünyanın en büyük kapitalist ülkesi haline gelen Ame- rika Birleşik Devletleri’ne geçmiştir. 1970’li yılların başında ve 2000’li yılların sonunda yaşanan ekonomik krizlere ve 2000’li yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti, Almanya ve Hindistan gibi devletler ile AB ve BRICS gibi ulus üstü aktörlerin meydan okumalarına karşın Amerika hegemonyasını günümüze kadar devam ettirmeyi başarmıştır. Ancak tüm bu gelişmeler Amerikan hegemonyasının geleceğinin daha yük- * Dr. Öğretim Üyesi, Giresun Üniversitesi, GİRESUN, selim.kurt@gires un.edu.tr