© Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134 www.insanbilimleri.com DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİ’NDE TERÖRÜN NEDEN VE SONUÇLARI Mustafa Aksoy Giriş Türkiye’de kırsal kesimden kente yönelik bilinen nedenlerle olan göçlere, 1980 yılı sonrası (özellikle 1984 yılından itibaren) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde yaşayan insanlarımızın can ve mal emniyetini tehdit eden bölücü örgütün teröründen kaynaklanan göçler eklenmiştir. Ekonomik zorluklardan ya da kentin çekici yanlarından dolayı kırdan kente yönelik göçlerde var olan “umut”’, “mutlu yarınlar” ve ailenin geride kalan bireyleri, dolayısıyla memleketle süre giden canlı ilişkiler, terör nedeniyle yaşanan göçlerde yerini umutsuzluğa,yarınların belirsizliğine ve memleketle temasların kesilmesine bırakmıştır. Top yekun, köyün, mezranın boşaltılması şeklinde cereyan eden bu göçlerle ailelerin sosyal ve ekonomik düzenlerinin temeli olan topraklarıyla, iş ve üretim kaynaklarıyla temasları büyük ölçüde kesilmiştir. Oluşan bu yeni “tür” göç dalgasıyla birlikte, bir yandan göç veren şehirlerin, bir yandan da ve ağırlıklı olarak göç alan şehirlerin günlük hayat akışında bir çok alanda komplikasyonlar doğmuş; bu komplikasyonların kimi zaman kasıtlı olarak, abartılan veya tahrif edilen noktaları oluşmuştur. En başta göçün yoğunluğu ve yönü üzerinde kamusal makamların bile uzlaşamadığı tartışmalar yaşanmıştır. Aslında genel hatlarıyla bilinmesine rağmen politikacıların ve yerel yöneticilerin pragmatik tavırları, yaşanan göçün yoğunluğu üzerinde kamuoyunun kafasını karıştırıcı rakamlar hem insanların dilinde, hem medyada sık sık tekrarlanmış; Türk kamuoyu da uluslararası camia da bu abartılı ve birbirini tutmayan göç yoğunluğuna ilişkin rakamlar karşısında ürpermiştir. Kafaların bu kadar karıştığı bir ortamda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nden 1980 sonrası yaşanan göç olaylarının;