179 AB’NİN DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜ VE BATI BALKANLAR’DA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİ: BAŞARILANLAR VE BAŞARILAMAYANLAR Birgül DEMİRTAŞ Giriş Balkanlar’da savaşların sona erdiği 2000’lerin başından itibaren Avrupa Birliği (AB), bölgede kuşkusuz en önemli aktör haline geldi. 1990’lardaki savaşlar sırasında uluslararası toplumun ve bölge halklarının beklentilerini karşılayamayan ve şiddetin durmasını sağlayamayan Birlik, Kosova Savaşı’nın sona ermesinin ardından başlattığı inisiyatiflerle ve bölge ülkelerine sunduğu üyelik perspektifiyle, en etkili bölgesel güç konumuna ulaştı. Balkanlar bölgesi Avrupa kıtasının coğrafi bir parçası olmasına rağmen, Soğuk Savaş döneminde sosyalist ülkelerle Avrupa Topluluğu’nun ilişkileri ancak küresel politika izin verebildiği ölçüde gerçekleşebilmişti. İki kutup arasında gerginliğin yaşandığı dönemde özellikle Varşova Paktı üyesi ülkelerle ilişkiler nispeten sınırlıyken, yumuşama (détente) döneminde ilişkiler gelişme göstermişti. Buna karşılık, her hâlükârda farklı kutuplarda yer almanın izin verdiği ölçüde siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler sürdürülebilmişti. Bu çalışmada, Batı Balkanlar kavramı, Balkanlar bölgesinde henüz AB üyesi olmamış ülkeleri kapsayacak şekilde kullanılmakta; dolayısıyla kavram, Sırbistan, Makedonya, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ ve Arnavutluk’u kapsamaktadır. Arnavutluk dışındaki diğer ülkeler, eski Yugoslavya’nın bir Prof. Dr., TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararas ı İ li şkiler Bölümü.