Güçlerden İşlevlere: Fahreddin Râzî’nin İç Duyular Eleştirisi M. Zahit Tiryaki * Güçlerden İşlevlere: Fahreddin Râzî’nin İç Duyular Eleştirisi, Nazariyat İslâm Felsefe ve Bilim Tarihi Araştırmaları Der- gisi 4/2 (Nisan 2018): 73-115. dx.doi.org/10.12658/Nazariyat.4.2.M0051 Öz: Aristoteles ve sonrası klasik nefs teorisinin temel problemlerinden birisi de iç duyular teorisidir. Söz konusu te- oriye klasik anlayış bağlamında en yetkin halini kazandıran isim ise İbn Sînâ olmuştur. İbn Sînâ bir taraftan kendi- sinden önce geliştirilen yaklaşımı tevarüs ederek iç duyular teorisini başarılı bir şekilde revize etmiş, bir taraftan da kendi felsefi hassasiyetleri gereğince iç duyuların sayısı ya da adlandırılmaları gibi bazı detay noktalarda neticeleri olan eklemeler, yeni ayrımlar ve tasnifer yaparak probleme genişlik kazandırmıştır. İbn Sînâ’nın bu noktadaki kat- kıları, oluşturduğu çerçevenin kendisinden sonraki farklı felsefi geleneklerin iç duyular teorisi bağlamındaki nihai atıf kaynağı olarak görülmesiyle karşılık bulmuştur. Teorinin tarihsel yolculuğu bağlamında İbn Sînâ’dan sonra gelen bazı isimler tarafından bu yeni çerçeveye yönelik çeşitli eleştiriler yapılmıştır. İbn Rüşd örneğinde de görüldüğü üzere bu eleştirilerden bir kısmı, Aristotelesçi çerçeveden koptuğu gerekçesiyle İbn Sînâcı iç duyular teorisine yöneltilmiş eleştirilerdir. İbn Sînâcı iç duyular teorisine yöneltilmiş önemli bir diğer eleştiri ise Fahreddin Râzî’nin eleştirilerinde görülmektedir. Bu çalışmada esas olarak Fahreddin Râzî’nin İbn Sînâcı iç duyular teorisine yönelik eleştirileri incele- necektir. Râzî’nin eleştirilerinin ilk noktasını farklı güçler olarak iç duyulardan her birinin varlığına dair argümanların eleştirisi oluşturmaktadır. Râzî’nin iç duyular aracılığıyla gerçekleştirilen farklı işlevlerin her birine farklı güçler tayin etme şeklindeki İbn Sînâcı tavra yönelik eleştirilerinin arka planında bu farklı işlevlerin aslında nefs gibi tek bir güç tarafından gerçekleştiriliyor olabileceği şeklindeki temel kabulü yer almaktadır. Râzî, nefsin, her biri farklı işlevler için tayin edilmiş müstakil güçlere ihtiyaç duymaksızın bütün idrak nesnelerini idrak edebileceğini düşünmektedir. Râzî ikinci olarak iç duyuların beyindeki yerlerine dair anlatıyı eleştirmektedir. Bu noktadaki temel kaygısı da müstakil olarak varlıkları bile tartışmalı olan güçlere, İbn Sînâ’nın yaptığı gibi burhani bir yöntemle yer tayin etme arayışının gereksiz olmasından kaynaklanıyor gözükmektedir. Çalışmanın odak noktasını Fahreddin Râzî’nin iç duyular teorisine yönelik eleştirileri oluşturacak olmakla birlikte, bu eleştirilerin, nefsin mahiyeti, nefs-beden ilişkisinin ve etkileşiminin niteliği, idrakin mahiyeti, soyutlama dereceleri, nefsin tikellerle ilişkisi ve onlar üzerindeki tasarrufu gibi daha geniş ölçekli epistemolojik ve psikolojik problemlerle irtibatlı yönleri de netleştirilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: İbn Sînâ, Fahreddin Râzî, idrak, soyutlama, iç duyular eleştirisi, iç idrakler, nefs-beden ilişkisi Abstract: One of the basic questions of the classical theory of self is the theory of internal senses. It is Avicenna who gave this theory its most elaborate form. While he efectively revised the theory of internal senses that he inherited as it was laid out, he expounded upon it along his own philosophical inclinations, making significant additions on intricate matters like the number and appellation of internal senses, introducing new distinctions and classifications. Over time, Avicenna’s novel framework concerning the theory drew several criticisms by his successors. An important critique against Avicennian theory of internal senses was leveled by Fakhr al-Dīn al-Rāzī. Te first point of al-Rāzī’s contestation would be the critique of the arguments for the existence of each internal sense as a separate faculty. Al-Rāzī supposes that soul could perceive all objects of perception without recourse to independent faculties each designed for a separate function. Second, he criticized the narrative that plotted the brain for internal senses. While Fakhr al-Dīn al-Rāzī’s critique of the internal senses comprise the main subject of the current study, it will also try to clarify the aspects of this critique related to greater epistemological and psychological questions like the nature of the soul, the character of the relation and interaction of soul and body, the nature of perception, degrees of abstraction, the relation of the soul with the particulars and its bearing on them. Keywords: Avicenna, Fakhr al-Dīn al-Rāzī, perception, abstraction, the critique of internal senses, internal sensations, soul-body relation * Dr. Öğretim Üyesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Felsefe Bölümü. İletişim: tiryakizahid@gmail.com. Atıf© DOI