924 I. Uluslararası Sosyal Bilimlerde Kritik Tartışmalar Kongresi (ICCDSS'18) YOKSULLUK ve SOSYAL DIŞLANMA RİSKİNİ AZALTMADA UYGULANAN SOSYAL İÇERME POLİTİKALARI: TÜRKİYE ÖRNEĞİ Duygu YÜCEL1, Ayhan AYTAÇ2 1Trakya Üniversitesi, Edirne Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Edirne/Türkiye, 2Trakya Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Edirne/Türkiye duyguyucel@trakya.edu.tr ÖZET 1980’li yıllarla beraber dünyada etkisini arttıran küreselleşme eğilimi, Doğu Bloku'n un yıkılmasının ardından 2000’li yılarla beraber küresel bir fırtınaya dönüşmüş, bu fırtına özellikle gelişmekte olan ülkeler ve az gelişmiş ülkeler için başta cari açık problemi olmak üzere ve bu probleme bağlı para, döviz ve bankacılık krizlerine yol açmıştır. Söz konusu her bir kriz gelir dağılımı üzerinde aşındırıcı ve bozucu bir takım etkiler meydana getirerek düşük gelir ve dezavantajlı grupların yaşam kalitesini ve toplumda varlık düzeyini de olumsuz etkilemiştir. Ortaya çıkan olumsuz tablo, “Sosyal Dışlanma” olarak tanımlanan kavramın da daha çok incelenmesine yol açmıştır. Kısaca sosyal dışlanma; özellikle düşük gelirli ve dezavantajlı grupların yoksulluklarının da etkisi ile toplumun dışına itilmelerine, eşit eğitim ve öğrenme fırsatlarından yararlanamamalarına, kenar mahallelerde yaşama imkanları nedeni ile kamusal hizmetlerden yeteri düzeyde faydalanamamalarının ortaya çıkarttığı acı bir tablo olarak yorumlanabilir. Bu nedenle sosyal dışlanma bir kısır döngü haline gelmekte, düşük gelir sahibi kesim yukarıda ifade edilen nedenlerle düşük eğitim ve düşük iş fırsatlarına sahip olmakta, düşük eğitim ve iş fırsatları ise düşük gelire neden olmaktadır. Sosyal dışlanmayı ortaya çıkaran unsurlar, ekonomik dışlanma, sosyal ilişkilerin zayıflaması ve sosyal destek yoksunluğu ile kurumsal dışlanma/kurumsal destek yoksunluğu şeklinde ele alınmaktadır. Sosyal dışlanmaya neden olan faktörler birbirine bağlı ve karşılıklı etkileşim içinde olan olgulardır. Bunlar, işgücü piyasasında değişim, sosyal kor umanın gerilemesi, gelir dağılımında adaletsizlik ve yoksulluk ile artan eşitsizliktir. Bugün, işsizlik ve yoksulluk sosyal dışlanma olgusunun açıklanmasında anahtar hale gelmiştir. Bireylerin ve ailelerin maruz kaldığı sosyal dışlanmanın olumsuz sonuçları, toplumun geneline yayılarak, sağlıksız, huzursuz, gelecekten umutsuz bireylerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.