Eylül - Ekim 2015 13 Giriş P ostmodernizm, 20.yy başlarından itibaren kullanıl- maya başlanan bir kavram olmakla beraber, yaygın anlamıyla 1960’larda, ilk kez sanat tartışmalarında ortaya çıkar. “Edebiyat, şiir, resim ve mimaride postmodern biçimler 1970’li ve 1980’li yıllarda gelişmeyi sürdür[ür] ve sanat alanındaki postmodern söylemlerin dallanıp budak- lanmaları bu gelişime eşlik e[der]” (Best ve Kellner, 2011: 26). Postmodernizm, esas olarak modernizmin aşılması ara- yışı ve onun yeniden sorgulanması üzerine oluşur. Kavram, öncelikle ve yaygın olarak mimari alanında kullanılır ve iler- leyen süreçte edebiyat da dâhil olmak üzere sanatın pek çok alanına sıçrar. “Postmodernizm” kavramındaki “post” ifade- si her ne kadar modernizmden kopuşu temsil etmek ama- cıyla kullanılmış olsa da postmodernizmin, modernizmden tam olarak bir kopukluk içerisinde olduğunu söylenemez. Öyle ki postmodernizm, modernist öğelerden de geleneksel öğelerden de beslenir. Tarihsel olarak bakıldığında postmo- dernizmin edebiyatı içine alması uzun sürmez. Şiir ve öykü gibi türlerde depostmodern eserler verilmesine rağmen, bu kavramın esas vücut bulduğu alan roman olur. Postmodern romanın dünyadaki önemli temsilcilerinden bazıları Italo- Calvino, Umberto Eco, Paul Auster, SamuelBeckett olarak gösterilebilir. Türk edebiyatında da postmodern romancı- lara pek çok örnek vardır. Oğuz Atay, Orhan Pamuk, Lati- fe Tekin, Hasan Ali Toptaş, İhsan Oktay Anar ve Elif Şafak bu türün ülkemizdeki önemli temsilcilerindendir. Türk edebiyatının günümüzdeki en önemli postmodern roman- cılarından birisi de Murat Gülsoy’dur. Gülsoy, Nisyan adlı romanında kendi postmodernist geleneğini devam ettirir ve romanını postmodern biçim ve üslup üzerine kurar. Postmodernizmin bir kuram olarak doğuşu ve sı- nırları Postmodernizm kavramının sanat tartışmalarına konu olması 1960’lı yıllara denk gelse de kuramın tam an- lamıyla doğuşu, yukarıda da belirtildiği üzere İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra olur. Savaşın getirdiği karanlık atmosfer, insanların bilime güveninin sarsılması, başta Avrupa olmak üzere bütün dünyada yaşanan depresyon ve bunalım süreci, insanları yeni arayışlara iter. Bu durum da postmodernizm olarak tanımlanır. “Postmodern teriminin kullanımı, her za- man koşullardan kaynaklanan bir nitelik taşımıştır. Ancak, kuramsal gelişim ayrı bir meseledir. Postmodern kavramı, 1970’lere gelene kadar daha büyük bir yaygınlık kazanma- mıştır” (Anderson, 2011: 25).Postmodernizm, sadece bu çalışmanın konusu olan sanat ve edebiyat alanında değil; sosyal, ekonomik, dini ve siyasi hayatta da kendisini göster- miştir. Yine de “terimin anlamı konusunda kimse bütünüyle anlaşam[az]. Belki bir istisnayla: “postmodernizm”, “moder- nizm”e karşı bir tepki, ondan bir kopuş olarak kavranı[r]. Modernizmin anlamı da çok karışık olduğundan, “postmo- dernizm” olarak bilinen tepki ya da kopuşu kavramak iki kez daha zor[dur]” (Harvey, 2012: 21). Postmodernizmin başlangıç noktasının ve sürekli- liğinin sınırlarının belirlenemiyor olması modernizmle olan yakın ilişkisi ile ilgilidir. Postmodernizm, pek çok noktada modernizmden farklı bir resim çizse de bu iki kavram net olarak birbirinden ayrı değildir. Aslında postmoderniz- min, yeni bir kavram olarak ortaya çıkması da modernizm ile mümkün olur. Modernizmindoğrularını sınırlandıran, onlara başkaldıran ve şeyler üzerinde yeni yorumlamalar- da bulunan postmdernizmin,kendindenönceki ile arasında kurduğu köprü net olarak görülür. Bununla birlikte posr- modernizmi yeni bir dönem olarak görmeyip, onun moder- nizmin içindeki bir kısım olduğunu düşünenler de vardır. Bütün bu bilgiler ışığında, postmodernizmin muğlakbir ze- minde oturduğu söylenebilir. “Modernizm büyük ölçüde daha iyi gelecekler peşinde koşmaya ilişkindir; her ne kadar bu amacın sürekli başarısızlığa uğraması paranoyaya uygun bir ruh durumu ya- ratıyorsa da. Ama postmodernizm, parçalanmanın ve köklü olarak farklı bir geleceği kurmak için stratejiler hazırlamak bir yana, bizi böyle bir geleceği kafamızda canlandırmaktan Postmodernizm’e Kısa Bir Bakış ve Nisyan’ın Postmodernizm Odağında İncelenmesi İLKER ASLAN Dans Eden Ev, Prag, Çek Cumhuriyeti