1165 KAMU GÖREVLİLERİNİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE DİSİPLİN HUKUKUNUN SINIRI Dilşad Çiğdem Sever * GİRİŞ Temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin sınırının belirlenmesinde müdahale edilen eylemin niteliği, yeri, zamanı ve etkisi gibi pek çok koşulun yanı sıra ilgili hak ve özgürlüğü kullanan kişinin nitelikleri veya statüsü de önemli bir etken olabilir. Kişinin konumu kimi zaman hakkın sınırlarının genişlemesine, kimi zaman daralmasına yol açabilecektir. Örneğin bir hükümlünün belli hak ve özgürlükleri hükümlü olmayanlara göre daha dar, bir gazetecinin basın özgürlü- ğü gazeteci olmayanlara göre daha geniş yorumlanabilecektir. Bu tür durumlara bir örnek de kamu görevlilerinin hak ve özgürlükleri meselesidir. Özel bir statü ilişkisi olarak nitelenen kamu görevliliği nedeniyle bu kişiler belli haklardan ya- rarlanmada disiplin hukuku örneğinde olduğu gibi bazı sınırlamalara tâbi olabil- mektedir. Kamu görevlilerinin disiplin hukuku araçlarıyla sınırlandırılan özgür- lüklerinden biri de ifade özgürlüğüdür. Türkiye’de kamu personel rejimine ilişkin mevzuatın önemli bir kısmının eski tarihli olması nedeniyle disiplin hukuku konusunda bazı sorunlar yaşana- bilmektedir. En yaygın kullanım alanı bulunan 1963 tarihli Devlet Memurları Kanunu’nun kabulünden sonra yeni bir Anayasa ve bu Anayasada -özellikle 2001 ve 2004 yılında- yapılan köklü değişikliklere karşılık önemli hükümlerinin bu değişime cevap verememesi karşısında hem Anayasaya, hem de insan haklarına ilişkin güncel uluslararası gelişmelere uygunluk bakımından sorunlar yaşanmak- tadır. Üstelik bu sorunlar sadece eski tarihli normlarda değil, disiplin hukukuna ilişkin yeni bazı normlarda da görülebilmektedir. Bunların bir kısmı normun ken- disinden, bir kısmı ise normların çerçeve hüküm niteliğinde olması veya belirsiz kavramlar içermesi nedeniyle normun yorumlanmasından kaynaklanabilmektedir. * Dr., Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi. KAMU GÖREVLİLERİNİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE DİSİPLİN HUKUKU... DİLŞAD ÇİĞDEM SEVER