609 Yetmişli Yıllarda Kadın Hareketi: Yeni Bir Feminizmin Ayak Sesleri S EVGİ ADAK T ürkiye’de feminist mücadelenin tarihi, dünyadaki feminist yazınla paralel olarak, feminist dalgaların tarihi olarak yazıla gelmiştir. Bir başka deyişle, bu tarih yazımının iskeletini feminist bir entelektü- el arayışın, ideolojik ve politik mücadelenin yoğunlaştığı ve siyasî bir özne olarak örgütler aracılığı ile kamusal alanda ama özellikle de sokakta etkin- lik kazandığı, yani bir hareket olarak görünür hale geldiği zaman dilimlerini temel alan bir dönemlendirme oluşturur. Buna göre Türkiye bağlamında bi- rinci dalga, Osmanlı’nın son döneminden devralınan ve erken Cumhuriyet döneminde Türk Kadınlar Birliği (TKB) ve özellikle de birliğin ilk yıllarında kadınların siyasî haklarının kazanılması için verilen mücadelenin damgasını vurduğu, birliğin kapanması ile de önemli ölçüde yoğunluğunu yitiren mü- cadele sürecine işaret eder. 1980’lerin başından itibaren ortaya çıkan, ana ka- rakterini patriyarkal toplumsal cinsiyet kalıplarına karşı radikal bir başkal- dırının, kadın özgürleşmesi ve kadınların bağımsız örgütlenmeleri düşünce- lerinin oluşturduğu hareket ise ikinci dalga olarak adlandırılır. İkinci dalga, eşit haklar mücadelesinin ötesine geçmeyi ve özel alanı politikleştirmeyi he- defleyerek ideolojik açıdan yeni bir feminizmi benimsemiştir ve bu anlam- da da önemli bir kırılma olarak görülür. Geç Osmanlı-erken Cumhuriyet ve 1980 sonrasına odaklanan bu dönemlendirme çoğunlukla Türkiye’de femi- nizmin tarihi bağlamında kullanılsa da genel olarak kadın hareketi ve kadın hakları mücadelesi tarihi için de sıklıkla geçerli sayılmıştır. Her ne kadar fe- minist hareket –kadın hareketi ayrımı özellikle farklı kadın örgütleri ve fe- minist gruplar arasındaki güncel politik tartışmalarda önemsenen ve çokça altı çizilen bir ayrım olsa da, akademik ve hatta politik birçok metinde bu iki