Turaz Akademi 2018 16 Psikotarih Temelli Çocuk Yetiştirme Stillerinin Kuşaklararası Travma Geçişi Açısından İncelenmesi Görkem Derin 1 Erdinç Öztürk 1 1 İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa, Adli Tıp Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Psikotarih Psikotarih, günümüzde oldukça gelişen bir bilim alanı olup hem klinik psikoloji hem de adli bilimler disiplinlerine temel teşkil eden önemli kavramları ortaya çıkarmakta ve bu disiplinlerle ilgili bazı kavramları yeni bir bakış açısıyla daha fonksiyonel bir hale getirerek yeniden yorumlamaktadır. Özellikle çocukluk çağı travmalarının tarihini, kuşaklararası travma geçişini ve kronik çocukluk çağı travmaları ile yakından ilişkili olan dissosiyasyonu net ve anlaşılır bir şekilde ifade etmektedir. Psikotarih, çocukluk çağı travmaları kadar direkt ya da indirekt bir biçimde bu travmalara yol açan yanlış çocuk yetiştirme stillerinin de bireyin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini net bir şekilde vurgulamakta ve toplumsal bir düzeyde bu travmaların sonuç ve etkilerini ele almaktadır. Bu yönüyle psikotarih pek çok disipline oldukça önemli veriler sağlamaktadır. Daha da önemlisi uygulanabilirliği yüksek çocukluk çağı travmalarını önleme politikaları sunması ve şiddet içermeyen çocuk yetiştirme stillerini önermesi, onun klinik psikoloji, psikiyatri ve adli bilimlerle olan bağını daha da kuvvetlendirmektedir. Genel bir tabirle “psikolojik tarih” anlamına gelen psikotarih, tarih ve psikoloji disiplinlerinin ortak akademik amaçlara yönelik iş birliği yapmasıyla oluşan disiplinler arası bir çalışma alanıdır. Psikotarih, bir ya da birden fazla psikolojik kuramın tarihsel analizinin yapıldığı bir yöntemdir. Psikotarih kendi yöntemleri ile elde ettiği verileri adli bilimler ve ruh sağlığı ile ilgili birçok disiplinin hizmetine sunmaktadır. [1, 3, 4, 6]. Şekil I’e göre psikotarih, üç temel alanda çalışmalarını yürütmektedir. İlki çocukluk çağı tarihidir. Bu temel alanda; tarih boyunca çocukların yetiştirilme stilleri, aile kurumunun yapısı ve dinamikleri, çocuk istismarı ve ihmaline karşı toplumların bakış açıları tarihsel analiz yöntemiyle incelenmektedir. İkincisi psikobiyografidir. Bu temel alanda, tarihsel öneme sahip kişilere, onların çalışmalarına ve motivasyonlarına odaklanarak çalışmalarını yürütmektedir.