İSA MESİH (A.S.)‘İN NÜZULÜ VE MÜSLÜMANLARIN KURTARICI İNANCI HAKKINDA GİRİŞ İslam Dünyası Asr-ı Saadet’te müslümanlığın zirvesine ulaşmış, Hz. Muhammed (sav)’in liderlik ve önderliğinde Ashab-ı Kiram mutlak anlamda ona tâbi olmuş, itikadî-amelî hususlarda üsve-i hasene 1 olan Allah Resulünü örnek almışlardır. Resulullah’ın 632 yılında vefat etmesiyle birlikte ayrışmalar başlamış, mezhepleşme, gruplaşma ve siyâsî fırkalaşma hem amelî hususlarda hem de itikâdî hususlarda ileri boyutlara ulaşmıştır. Futuhat döneminde İslam Dünya’sına dahil edilen topraklarda mûsevîlerin, îsevîlerin ve bilhassa eski Sâsânî İmparatorluğu’nda mevcut bulunan inanç esasları zaman zaman İslam akâidine de sirayet etmeye başlamıştır. 2 Bu doğal yoldan mühtediler tarikiyle gerçekleştiği gibi, kasıtlı olarak bazı art niyetliler tarafından da İslam inancını sarsmak gayesiyle vaki olmuştur. İşbu çalışmamızda tam olarak itikada sonradan yerleştirildiği, son vahyin bir parçası olmadığı iddia edilen nuzul-ü İsa meselesini makasıd-ı şeri’a ve son Peygamber Muhammed Hatemu’l-Enbiyâ’nın kurtarıcılık vasfı bağlamında ele alacağız. Bunun için hiç şüphesiz ana kaynağımız Kur’an ve Sünnet olmakla birlikte, klasik tefsir ve akaid eserlerinden istifade edeceğiz, ayrıca güncel makalelerden yararlanmayı da ihmal etmeyeceğiz. İzleyeceğimiz yolu kısaca şöylece özetlemek istiyoruz. Öncelikle bir kurtarıcı önder inancının bizim için ne gibi bir fayda sağlayacağını ele alıp bunun Kuran nezdinde nasıl bir yere sahip 1 Ahzab 33/21. 2 AYDAR, Hidayet. "Kültürlerarası Bir Bilgi ve Barış Köprüsü Olarak İsrâiliyât." BEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi.