Submitted : 21.09.2020 Accepted : 15.11.2020 Year : December 2020 Volume: 1 Issue: 2 DOI : 10.47333/modernizm.2020265879 23 IMMANUEL KANT’TAN MICHEL FOUCAULT’YA AYDINLANMA SORUNSALI VE MODERNLİK Himmet Hülür 1 Ufuk Bircan 2 Öz Immanuel Kant, “Aydınlanma nedir? Sorusuna Yanıt” başlıklı yazısında aydınlanmanın kişisel bir çaba ve atılımla gerçekleşebileceğini savunmuştur. Bu bakımdan aydınlanma öncelikle kişisel düzeyde ele alınmaktadır. Aydınlanma bir kimsenin kendi aklını başkalarının yönlendirmesi olmadan kullanmaya cesaret etmesiyle meydana gelir. Bir kimsenin ergen olmayıştan çıkması ve aydınlanması sadece kendi doğasında bulunan aklı kullanmasını gerektirir. Bu da kişinin kendi iradesiyle kendisini yönlendirecek tek otorite olduğunu, özerk bir varlık olduğunu fark etmesiyle mümkündür. Orta Çağda dogmaların belirlediği akıl bundan böyle kendi kendisine yeterli hale gelmektedir. Böylece insan tarihte ilk defa kendi kendine yeten bir özne olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tür bir özne kavrayışı modern düşüncenin temelinde bulunur. Ancak buradaki temel sorunlardan biri, kişinin aklını kullanma cesaretini gösterebileceği koşulun nasıl bulunacağıyla ilgilidir. Bu anlamda aydınlanmanın bireyin ergin olmayıştan çıkmasıyla sınırlandırılamayacağı, bireyleri aşan bir koşula ihtiyaç duyduğu söylenebilir. Zaman ve mekandaki, Doğu ve Batı, geçmiş ve bugün arasındaki farklar aydınlanmanın koşullarını belirler. Bireyler içinde yaşadıkları toplumsal dünyanın ve tarihsel koşulların imkân verdiği ölçüde akıllarını kullanmaya cesaret edebilirler ve özgür bir biçimde düşünebilirler. Bu değerlendirmelerle birlikte Kant‟ın aydınlanma nedir sorusuna verdiği cevapta özne ve özgürlüğü vurgulamasıyla modernizmin temel parametrelerinden birini formüle ettiğini görmekteyiz. Özne, aydınlanmanın olduğu gibi modernizmin de temelinde yer alan bir kurucu unsurdur. Özne, bağımsız anlama ve düşünme çabasına girişebilmenin olmazsa olmaz imkanını sağlamaktadır. Öznenin bu şekilde tarihsel imkan bulmasıyla genel olarak felsefi modernizmin özel olarak ise modernist bilim ve estetik değerlendirmelerin önü açılmıştır. Bu makalede Kant‟ın kendi metinlerinden hareketle aydınlanma ve modernlik konusundaki görüşleri irdelenmekte, bu görüşlerin günümüzde bulduğu başlıca yankılar üzerinde durulmakta ve bu bağlamda özellikle Michel Foucault‟nun değerlendirmeleri dikkate alınmaktadır. Anahtar sözcükler: Immanuel Kant, Aydınlanma, Modernlik, Özne, Özgürlük, Güncellik. THE PROBLEM OF ENLIGHTENMENT AND MODERNITY FROM IMMANUEL KANT TO MICHEL FOUCAULT Abstract In his text titled “An Answer to the Question: What is Enlightenment?” Kant defended that enlightenment could be achieved by a personal effort and breakthrough. In this respect enlightenment is primarily taken into consideration at the personal level. Enlightenment starts with the courage to use one‟s own reason without directions from others. Enlightenment as extricating oneself from minority requires only using reason inherent in humankind. This is possible through realization that she/he is the only authority who should direct himself/herself and that she/he is an autonomous being. The reason which was determined by dogmas in the Middle Ages becomes self-sufficient from now on. In this way human being comes out for the first time in history as a self-sufficient subject. Such a conception of subject is the identifier of modern thought. But the problem here is about how to find the condition where one would freely use his/her reason. In this sense, it can be said that enlightenment cannot be limited with individual‟s extricating himself/herself from minority, tha t it needs a condition that transcends individuals. The differences in times and space, between East and West, past and present determines these enlightenment conditions. Individuals can show courage and think freely in the extend that their social world and historical conditions permit them to do so. With these considerations, in Kant‟s answer to the question, what is enlightenment, we see that Kant formulated one of the main parameters of modernism, through his emphasizing the subject and freedom. The subject is a founding element both in the 1 Prof. Dr., Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, İletişim Fakültesi, himmet.hulur@hbv.edu.tr, https://orcid.org/0000-0002-5863-4976. 2 Dr. Öğretim Üyesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, ufuk.bircan@hbv.edu.tr, https://orcid.org/0000-0003-0644-2769.