(Roman Kahramanları, sayı 42, Nisan-Haziran 2020) REŞAT NURİ GÜNTEKİN’İN ROMANLARINDA ÖLÜMCÜL BİR KURGU ÖGESİ: İNCE HASTALIK Bâki ASİLTÜRK Cumhuriyet dönemi Türk romanının öncülerinden olan Reşat Nuri Güntekin’in romanlarında hastalık en sık karşılaştığımız izleklerdendir. Bunun iki temel nedeni var: İlki, yazarın babasının askerî hekim olması; ikincisi ise Reşat Nuri’nin hayatın çeşitli cephelerini ayrım yapmadan gözlemleyen, hayata her yönüyle bakan dikkati ve duyarlığıdır. Her ne kadar akademi çevrelerinde bir ezber klişesi olarak, “memurlar ve öğretmenler romancısı” olarak anılıyor olsa da Reşat Nuri’nin romanları sadece bu çevrelerle sınırlı olmayıp amatör sanatçılar (Son Sığınak), dilenciler (Miskinler Tekkesi), siyasi sürgünler (Ateş Gecesi), askerlik mesleğinden gelenler (Akşam Güneşi), doktorlar ve eczacılar (Kavak Yelleri, Harabelerin Çiçeği), köylüler (Kan Davası) romanlarda hayli yer tutar. “Ekonomik sıkıntılar, meslekî kaygılar, anlaşmazlıklar, bencillikler, zaaflar, yanlış anlamalar, aile ve iş hayatı, eğitim ve kültür, geri kalmışlık, aşk, ayrılık, yanlış giden evlilikler, çok sevilen ya da ihmal edilen çocuklar, hatıralara bağlılık, hastalıklar… İnsana dair hemen her şey Reşat Nuri’nin romanlarında canlı şekilde karşımıza çıkar. Bu bakımdan onun romanları bir toplum panoraması sunar.” 1 Sınırsız bir tema çeşitlemesi, çok farklı insan tipleri, birbirinden farklı olaylar bu romanların dokusunu oluşturur. Reşat Nuri’nin çizdiği çok geniş insan panoraması onun romanlarının en dikkat çekici yönler indendir. Belli bir ihtiyat payı bırakmak kaydıyla, XIX. yüzyılda Balzac ve Zola’nın Fransız, Tolstoy’un da Rus toplumuna tuttuğu aynayı Reşat Nuri’nin XX. yüzyıl başlarındaki Türk toplumuna tuttuğu söylenebilir. 2 Durum böyle olunca, hayatın çeşitli cephelerini mercek altına alan bir yazarın hastalık olgusuna yabancı kalması da beklenemez. Ancak, bunun daha iyi anlaşılabilmesi için, demin söylediğim iki nedene tarihsel ve sosyolojik bir belirleme olarak üçüncü bir gerekçe eklememek eksiklik olur: Reşat Nuri, imparatorluğun büyük savaşların yol açtığı yıkımın ardından parçalandığı ve yeni bir devletin kurulduğu aralıkta yetişmiş, o dönemde yazarlığa başlamış, dolayısıyla onyıllar boyu devam eden savaşların toplumda yol açtığı yıkıma ve yaygın şekilde görülen hastalıklara birinci elden tanıklık etmiştir. Hayata ilişkin hiçbir şey ona yabancı olmadığı için, hastalıklar da onun romanlarına geniş ölçüde yansımıştır. Bu hastalıklar içinde verem romanlarda son derecede geniş yer tutar. Bunun da birincil nedeni, az önce değindiğim üzere, uzun yıllar devam eden savaşların yol açtığı açlık, kıtlık, yoksulluktur. Türkiye’de ve dünyada veremin tedavi aşamasına henüz geçilmiş olmadığı da hatırlanırsa bu hastalığın romanlarda kurgusal açıdan neden ölümcül kategoride ve geniş yer tuttuğu daha iyi anlaşılabilir. 3 1 Bâki Asiltürk, Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Hastalık, İkaros Yay., İstanbul 2009, ss. 37-38 (Makalenin hazırlanışında bu kitabın ilgili bölümlerinden yararlanılmıştır.) 2 Reşat Nuri’ye sınırlı bakışın yanlışlığına ilk dikkat çekenlerden biri Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. “Reşat Nuri ve Eserleri” başlıklı yazısında şunları söyler: “Reşat’ın eseri günümüze bir yığın yanlış anlamanın arasından geldi. Şöhretini kuran Çalıkuşu, onun adı ve eserin bütünü için âdeta bir kader oldu. Bu romanın kazandığı büyük şöhret, halk tabakalarını birdenbire sarmış, bizi, muharririni onun santimantal havası içinde görmeğe alıştırmıştı. Her şöhretli muharririn etrafında kurulan ve çarçabuk ifade edilmesini istediği için ilk ele geçirdiği şeyleri kullanan sevgi havası, bu vaziyetlerde tabiî olan peşin hükümler, hep Çalıkuşu’nu istismar ettiler.” (Cumhuriyet, nr. 11673, 24 Ocak 1957; kaynak: Edebiyat Üzerine Makaleler, Dergâh Yay., İstanbul 2005, s. 459) 3 Verem, XIX. yüzyıl sonlarına kadar dünyada öldürücü etkisini sürdürmüş, hatta XX. yüzyılda da verem vakalarının sayısı az olmamıştır. Vereme ilk ciddi tanı 1882’de Alman doktor Robert Koch tarafından koyulmuş, Koch’un 1890’da “tüberkülin”i keşfinden sonra tedavi ve aşı konusunda etkin çalışmalara başlanmıştır: Dr.