86 SANAT DÜNYAMIZ 177 NESLİ GÜL DURUKAN Görseller: Framer Framed ve Stedelijk Müzesi İzniyle. AMSTERDAM’DAKİ ÇAĞDAŞ SANAT KURUMLARINDAN ÖRNEKLERLE PANDEMİ SÜRECİNDEKİ DİJİTAL İLETİŞİM AĞLARI, BU İLETİŞİM AĞLARININ OLUŞTURDUĞU TOPLULUKLAR VE NAM JUNE PAIK’IN GELECEĞİ ÇEVRİMİÇİ AĞLAR ÜZERİNDEN TAHAYYÜL EDİŞ ŞEKLİ ELE ALINIYOR. İZ Değişimin Yönü, Dijital Refleks ve Nam June Paik’ın Bağlantılı Dünyası Kültür ve sanat ortamının durağan ama farklı açılardan aktif dönemle- rinden birindeyiz. Dijital teknoloji hayatımızda her zamankinden daha fazla önem arz ediyor. Kurumlar neler yapıyor, nasıl faaliyet gösteriyorlar ve tekrar açıldıkları şu süreçte nasıl ilerleyecekler gibi sorular gündemi- mizde. Bununla beraber yoğunlukla kullanılmaya başlanan dijital iletişim ağlarına olan ihtiyacımızla birlikte bu ağların dönüşüm geçirdiği gerçeği de günbegün açığa çıkıyor. Jan van Dijk, ağlar çağında ‘iletişimin anını belli bir zamana sabitleyip, zamanlar arasında köprü kurabiliriz’ diyor. 1 Lakin, süregelen çevrimiçi et - kinlikler zamanlamayı doğru yapsak dahi takip edilemeyecek kadar fazla. Dijk’ın görüşünü genele yaymadan birkaç kurum özeline indirgeyerek yakalamak mümkün. Zamana eşlik ederek iletişim yolu bulmaya olanak sağlayan, çevrimiçi ve katılımcı etkin- likler düzenleyen kurumların pande- mi sürecindeki durumlarına, iletişim ağlarına ve bu iletişim ağlarını henüz 1970’lerde öngören, sanat ve tekno- loji birlikteliğini kurcalayan Nam Ju- ne Paik’ın vizyonuna bakmak bu ağ- ların geleceğini anlamamıza yardımcı olabilir. Yazıda, Amsterdam’daki çağ- daş sanat kurumlarından örneklerle pandemi sürecindeki dijital iletişim ağları, bu iletişim ağlarının oluştur- duğu topluluklar ve Nam June Paik’ın geleceği çevrimiçi ağlar üzerinden ta- hayyül ediş şekli ele alınıyor. Pandemi krizinde kültür ve sanat alanında yaşadığımız yüzleşmelerden biri, insan davranışlarıyla harekete geçen ‘dijitalleşme’nin bilgiye çevri- miçi erişimi kolaylaştırmasına karşın, elle tutulur olanı uzaklaştırması oldu. Çevrimiçi kanallar tekdüzeleşirken, içeriğin niteliği değişti. Diğeriyse, sa- nat kurumlarının kamu programla- rındaki dijitalleşmeyi kabul edişimiz gibi duruyor, en azından değişime uyum sağlamak ve kitlelerle iletişimi sürdürmek isteyen kurumlar tarafın- dan bu gerçekleştiriliyor. Sanat ala- nında organizasyonel yapısı kuvvetli birçok kurumun, dijital refleksi ortaya çıktı. Bilgi ekonomisine dayalı yeni faktörler bu süreçte daha da önemli hale gelerek, klasik üretim faktörleri olan emek ve sermayenin farklılaşma-