Tanpınar’ın Gözüyle Nâmık Kemal’in İntibah’ı Selahattin Taş Ahmet Hamdi Tanpınar, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi kitabında tarihçi, tenkitçi, tahlilci ve sanatçı kimliğini gösteren fevkalade değerlendirmelerde bulunmuştur. Bu değerlendirmelerden en göze çarpanlarından birisi kuşkusuz Nâmık Kemal’in ilk olarak Son Pişmanlık adıyla yayımladığı İntibah romanı üzerine yaptığı tahlildir. Tanpınar’ın İntibah tahlili alalede bir tahlil olmayıp, eseri teorik ve bilimsel yönden inceleyip bırakmaz, yer yer de yazarı yoğun bir eleştiriye tabi tutmaktadır. Kuşkusuz bunun sebebi sanatçı kimliğinde saklıdır. İncelemede yeri geldiğinde ben olsam şöyle yapmazdım gibisinden telkinde bulunur, romanı kendi sanatçı kişiliğiyle yoğurarak incelemektedir. Objektif yargılarda ve sanatçı olması hasebiyle de satır aralarında sübjektif yorumlarda bulunmaktadır. Tüm bunların yanında Tanpınar’ın asıl üstünde durduğu husus eserin kendisi ve getirmiş olduğu görüş, düşünüş ve duyuştur. Tanpınar, Nâmık Kemal’in romanı yazmasındaki sebebi Türkçede roman türüne örnek teşkil etmek olarak, Celal Mukaddimesi’nden yola çıkarak anlatmıştır. Nâmık Kemal’in asıl yapmak istediği kusursuz bir roman meydana getirmek değil, romanı Türk edebiyatına getirmektir. Kendisi de çok başarılı bir roman yazmadığını bilir, giriştiği bu işin zamanla olgunluğa ereceğini, gelecek nesillerle başarıya ulaşacağını aktarır. Nitekim ondan sonra gelen nesiller, Nâmık Kemal’in yaktığı bu ateşi daha da harılandırarak gerek teknik gerekse de muhteva bakımından başarılı eserler kaleme almıştırlar. Tanpınar, Namık Kemal’in bu girişimini etkilendiği tarzlardan yola çıkarak değerlendirmiştir. İntibah’ı modern hikâye dairesinde kalmak suretiyle ama eski hikâyenin tarzını yenileştirerek yazdığını bundan dolayı da dilindeki sadeliği vurgular. Görüldüğü üzere Tanpınar, eski ve modern hikâyeden yola çıkarak romana farklı bir bakış açısından da bakmıştır. Şinasi’de görmeye başladığımız garp ve şarkın izdivacının ürün olarak yorumlamaktadır. İntibah romanı ahlak tarafından susmaya mahkûm edilmiş bir ihtirasın romanıdır. Nâmık Kemal eserin batı yönünü temsil eden ihtirası n ağızını doğunun ahlak anlayışıyla tıkamış, ona söz hakkı vermemiştir. Bundan dolayı da Tanpınar, eseri Nâmık Kemal’in