ERNEST ANDRÉ GELLNER Süleyman Sıdal ÇEK asıllı İngiliz sosyal bilimci. Almanca konuşan Bohemya kökenli Yahudi bir çiftin çocuğu olarak 1925’te Paris’te doğmuştur. Daha sonra Prag’a gelmiş; Çekçe ve İngilizce eğitim veren okullarda okumuştur. 1939’da Hitler yüzünden Londra’ya göç etmiş, Oxford’da felsefe, siyaset ve ekonomi okumuştur. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Prag’a dönmüş fakat komünistlerin kontrolü ele aldığını görünce Londra’ya geri dönmüştür. Malinowski ve Wittengstein’ın öğrencisi olan Gellner, London School of Economics'te felsefe profesörü olarak; Cambridge Üniversitesi’nde sosyal antropoloji profesörü ola- rak bulunmuştur. Daha sonra Cambridge Üniversitesi ile Prag Üniversite’sinin Orta Av- rupa Üniversitesi projesini ve bu çerçevede “Milliyetçilik Araştırmaları Merkezi’ni yö- netmiştir. 1974’te Britanya Akademisi’ne seçilen Gellner, 5 Aralık 1995’te ölmüştür. Antropolog, dilbilimci, filozof, düşünür, akademisyen, kuramcı gibi unvanlara sahip Gellner, sosyal bilimlerin farklı alanlarında eser vermiş biri olarak eleştirel rasyonaliz- min savunucusu olarak tanınmış ve bu çerçevede komünizm, psikanaliz ve göreceliğe (rölativizm) karşı olduğu kadar liberalizme ve serbest piyasanın hâkimiyetine karşı da mesafeli olmuştur. Kendini ideolojiler üstü bir bilim insanı olarak gören Gellner’ın ilgi alanları modernlik teorisi ve milliyetçilik alanlarında yoğunlaşmış, Batı ve İslam mede- niyeti ile de yakından ilgilenmiştir (Stirling, 1995). Etno-sembolcülüğün önemli isimle- rinden olan Anthony D. Smith’in tez danışmanı olan Gellner, milliyetçiliği de açıklayan genel bir sosyoloji ve modernleşme kuramı kurmayı denemiş ve bu bağlamda yazdık- larıyla Tom Nairn, Eric Hobsbawm, Anthony Smith gibi birçok kuramcıyı etkilemeyi ba- şarmıştır. Gellner, Hobsbawm ve Anderson ile birlikte milliyetçilik literatüründe “modernist yaklaşım” adı verilen ve milliyetçiliği modern çağa, modernleşme sürecine özgü; bu dö- nemin ürünü olan ve yapay, icat edilmiş bir olgu olarak gören eğilime dâhil edilmekte ve Anderson ile birlikte milliyetçiliğin ortaya çıkışını “toplumsal-kültürel dönüşüm- lerle” açıklamaktadır. Gellner’ın milliyetçilikle ilgili düşüncelerini ortaya koyduğu iki temel eseri vardır. Birincisi 1983 yılında yazdığı “Nations and Nationalism” [Uluslar ve Ulusçuluk] ile 1993’te kaleme aldığı “Encounters with Nationalism” [Milliyetçiliğe Bak- mak] eserleridir. Dolayısıyla bu eserler üzerinden Gellner’in milliyetçiliğe yönelik yak- laşımı değerlendirmek yerinde olacaktır. Gellner, diğer modernist kuramcılar gibi milliyetçiliği, tarihsel açıdan ezeli, ebedi, doğal bir olgu olarak görmemektedir. Bu anlamda literatürde “primordializm” olarak isimlendirilen Doğallık Kuramını reddetmektedir. Milliyetçiliği, insanlığın eski dö- nemlerinden beri var olan ve atavistik/Atasal (ceddani) denilebilecek kan ve toprak Dr. Süleyman Sıdal, AHBV SBKY Araştırma Görevlisi.