1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics May 5-7 2011 Sarajevo 1368 Dilde Anlam ve Bağlam Mustafa Çetin International Burch University Tùrk Dili ve Edebiyatı Sarajevo/Bosna Hersek mcetin@ibu.edu.ba Murat Yiğit Saraybosna Yunus Emre Tùrk Kùltùr Merkezi Sarajevo/Bosna-Hersek muratyigit06@gmail.com Elçin KARLI International Burch University Tùrk Dili ve Edebiyatı Borna Hersek kelcin@ibu.edu.ba Özet: Anlam insan için geçmiĢten gùnùmùze ônemli gôrùlmùĢtùr. Ġnsanoğlu için anlam sadece bu dùnya ile sınırlandırılmamıĢtır. Ġnsanlık kôkleriyle geçmiĢe hayalleriyle geleceğe bağlı yaĢamaktadır. Ġnsanın bedeni Ģekil, ruhu anlam olarak değerlendirilmektedir. Bedensiz ruh, ruhsuz beden olamayacağı dùĢùnùlmektedir. Dilde de anlam ruhla eĢ değer tutulmaktıdır. Bu çalıĢmada, dilde anlam ve bağlamın ne ifade ettiği değerlendirilecek, anlam-bağlam iliĢkisi incelenerek, bağlamın çeviriye ve dil ôğretimine etkisi ùzerinde durulacaktır. Anahtar Sözcükler: Dil, dilbilim, anlam, anlambilim, bağlam, kùltùr, çeviri, dil ôğretimi. GiriĢ Anlam, insanlık tarihi kadar eskidir. Ġnsanoğlu dùnyaya geldiğinde ôncelikle içinde yaĢadığı dùnyayı anlamlamlandırarak dile aktarmıĢtır. Çevremizdeki doğal veya kùltùr hayatıyla ilgili her çeĢit olaya anlam verme, anlamlarını araĢtırma ―signification (anlam yapma)‖insan doğasının en baĢta gelen ôzelliğidir. Ġnsan, etrafında olup bitenlere anlam veren veya onların anlamlarını soruĢturan yaratık değil midir? Bùtùn insan bilimlerinin ortak yônù anlam araĢtırmaları oluĢlarıdır (Bayrav, 1998:120). Ġlk dil incelemeleri din etkisi ile (BaĢkan, 2003:23) dilde anlamın incelenme ve araĢtırılmasına sebep olmuĢtur. Anlamı en çok merak edenler ve onu araĢtırma konusu yapanlar ôncelikle din adamları, teologlar olmuĢtur. Eski çağlardan itibaren dilde anlama ônem verilmiĢtir. Anlamın temeli durumunda olan nesne ile onun dildeki karĢılığı, adı arasında bir iliĢki bulunup bulunmadığı sorununun daha Ġ.Ö. IV. Yùzyılda Hindistan‘da Yaska tarafından, aynı yùzyılda Eski Yunan‘da Platon‘un Kratylos adlı yapıtında ele alınarak tartıĢıldığını biliyoruz (Aksan, 2006:16). KavramlaĢtırma dediğimiz, ―dùnyadaki nesne ve olayların belli bir ses bileĢimiyle simgeleĢtirilerek kavramlaĢtırılmasına anlambilimde anlamlama (signification) adı verilmektedir (Aksan, 2006:31). Gerçekten bu anlamlandırma iĢi dilin ortaya çıkıĢı, anlamın ortaya çıkıĢı olarak dùĢùnùlmektedir. KavramlaĢtırma nesneyle onların dildeki gôstergeleri arasındaki ilk temel (gôndergesel) anlamlarını ortaya çıkarmıĢtır. GeçmiĢten gùnùmùze dile ilgi duyan, bu alanda araĢtımalar yapan bilim insanlarını kavramlaĢtırma konusu dilin doğuĢtan mı, yoksa sonradan mı var olduğu konusunda tartıĢmaya itmiĢtir. Dilde kavram (anlam) dediğimiz dil gôstergelerinin bu yônù aslında gerçeklik dùnyasının insan zihnindeki değeri, anlamıdır. Dilde, anlama ve anlambilime ilgi duyan birçok dilcinin çalıĢmaları ônemli gôrùlmektedir. XVII. Yùzyılda John Locke, sôzcùklerin anlamları ùzerinde ônemle duruyor, aynı çağda Bacon, XVIII. Yùzyılda Leibniz, Herder ve daha sonraları (Wilhelm von) Humbolt dilin dùĢùnceyle ilgisine eğiliyorlardı (Aksan, 2006:17). XIX. Yùzyıl dilde anlama bakıĢın daha çok ônem kazandığı ve bilimselleĢtiği bir dônem olarak gôrùlmektedir. Dilde anlamı inceleyen, baĢlıbaĢına bir bilimsel alanın temellerini atan ônemli dilciler ortaya çıkmıĢtır. Alman dilcisi K. Reisig ―Semasiologie‖ , Fransa‘da M. Breal ―Semantique‖ adı altında dilde anlamı ve anlamla ilgili konuları incelemiĢlerdir. Bunların dıĢında dilde anlamı iĢleyen Trier, Ullmann, Greimas, Lyons, Guiraud, Chomsky, Katz-Fodor gibi dilbilimciler yetiĢmiĢtir (Aksan, 2006:17). Anlam, tarihi sùreç içierisinde bazen Ģekle feda edilmiĢtir. Oysa, dilde Ģekil ve anlam beyaz bir kağıdın iki yùzù gibidir. Anlamı Ģekilsiz dùĢùnmek, Ģekli de anlamsız dùĢùnmek neredeyse imkansızdır. Yalnız biçime kıymet verip anlamı hesaba katmadan incelemelere giriĢmek isteyen Bloomfield‘çilerin çalıĢmaları gerçekte pek netice vermemiĢ gôrùnùyor (Bayrav, 1998:129). Ancak, dilin çift eklemliliği içerisinde anlamın temelinin sesler (anlatım-Ģekil) dùzeyinde atıldığı anlaĢılmaktadır.