Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 10 Sayı: 53 Volume: 10 Issue: 53 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 http://dx.doi.org/10.17719/jisr.20175334099 ŞEYHÜLİSLAM ŞAİRLERİN DİN ALGISI: 18 VE 19. YÜZYIL ÖRNEĞİ PERCEPTION OF RELIGION IN THE DIVANS OF THE ŞEYHULISLAM POETS: THE CASE OF 18 th CENTURY Nurettin ÇALIŞKAN * Mehmet ÜNAL ** Öz Osmanlı’da idarenin hiyerarşik yapının en üstünde bulunan Şeyhülislamların dini ve dini ilimleri temsil ve adaletin tahakkuku görevinin yanı sıra, birçoğunun güçlü edebi yönü verimleri de oldu. 18 ve 19. yüzyıllarda vazife yapan şeyhülislamlardan sekizi ya mürettep divan veya divançe müellifi idi. İlmiye sınıfından şeyhülislamlığa kadar yükselen iki kardeş İshak ve Esad Efendiler bu manada tipik şahsiyetlerdir. Dini idrakin/algının unsurlarından olan Hz. Peygamber’e iman ve onun ruhaniyetine sığınmanın işlendiği kaside türü olan na’tlarda, toplum ve birey olarak Hz: Peygambere duyulan pazarlıksız sevgi işlenir. Bu makalemizde 18 ve 19. yüzyılda Osmanlı’da Şeyhülislam rütbesinde olan ve edebiyatta da çok başarılı eserler vermiş Şeyhülislam İshak ve Esad Efendilerin divanlarındaki na’tlar üzerinde durulacaktır. Hz. Muhammed’e duyulan bağlılık ve gösterilen tazimin hangi hitap biçimleri ile gösterildiği örneklenecek ve oluşan bu din dilinin günümüze nasıl ulaştığı incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Şeyhülislam, İshak Efendi, Esad Efendi, Divan Edebiyatı, Na’t, Hitap Din, Tasavvuf. Abstract Shayhulislams were the officers who religiously represented the Ottoman authority at the highest level and served as a judicial law-maker and executer. However, many of them also were also excellent men of literature and poets. Eight of those who occupied this positon during the 18th. and 19th. centuries, either produced a complete divans or wrote booklets of divan. Ishak and Esad Efendi were two brothers who were both efficient shayhulislam and well-known poets. Odes to the Prophet Muhammed (AS) are the form of classical Ottoman Literature which involved the belief in Him and taking refuge to His spirit. In these poems, poets appeal to His soul in order to display his love and faith with no hypocricy. In this article the key issue is to study the poems in the form of Na’t in the divans of Ishak and Esad Efendi with a reference to their way of perceiving Islam as a religion. Keywords: Şeyhulislam, İshak Efendi, Esad Efendi, Diwan literature, praise, Religion, Sufizm. 1. Giriş: Osmanlı’da Din İdraki Din, Osmanlı toplumunun varoluş gayesinin temel unsuru; devletin bekasının da teminatıdır. Devlet kavramı onun tamamlayıcı unsuru/mütemmim cüzüdür. 1 Dolayısıyla topluma hayatiyet sağlayan en belirleyici amil ve dinamik de yine din idi. Dinin, “insanı içinden kavrayan, şekillendiren, ona fizik ve fizik ötesi âlemler hakkında kavrayış biçimleri kazandıran en büyük güçtür. İnsanlar dış dünyayı, inançları nisbetinde, dinin bakış açısından ve onun ölçüleri ile kavrar, değerlendirir ve hayatını şekillendirir.” (Çetişli, 2012: 48) şeklindeki psiko-sosyal açıdan tanımı sanki Osmanlı insanını merkeze alarak yapılmış gibidir. Ferdin toplum içindeki faaliyetleri ve hukuk düzeni Müslüman oluş üzerinden gerçekleşiyor ve bu sosyal kurumların işleyişine yansıyordu. Hiyerarşik yapısı içinde Osmanlıda ilmiye sınıfının biri ulûm-ı diniyyenin tahsili diğeri de adaletin tahsisi gibi iki amacı tahakkuk ettirme işlevi vardı. Daha 16. yüzyıldan itibaren özünde bir yozlaşmanın başladığı bir vakıa ise de, medrese sistemi 20. yüzyıla kadar kendi şer’î ve örfi hukukunu ehliyetle ifa ve icra edecek ilim adamı ve adliye teşkilatı erbabını yetiştirmeye muvaffak olmuştu. 18. yüzyıl devlet kurumlarının çözülmeye ve modernleşme arayışlarına çevrildiği dönem olmakla birlikte sosyal kurumların bir ölçüde * Yrd. Doç. Dr., Mehmet Akif Ersoy Üniv. İlahiyat Fak. El-mek: ncaliskan@maku.edu.tr ** Yrd. Doç. Dr., Uşak Üniv. İslami İlimler Fak. El-mek: mehmetayvali@gmail.com 1 “Cevdet paşa şöyle diyor: işte devlet-i aliyye’nin birinci devri budur ki, bir sancak beyliği şeklinde iken yüz sene zarfında tecessüm iderek bir devlet-i kaviyye ve cesime oldu. Çünki, imame-i sübha-i emaret olan Osman Gazi Hazretleri, dem-i vâpesinde (son) oğlı Orhan Gazi Hazretlerine üç vasiyet etmiş. Şöyle ki: Evvela her hususta şer-i şerife inkıyad ve mutavaat ve mehamme-i umurda ehl ü erbabı ile meşveret idesin! Saniyen, avam ve havasa makam ve rütbelerine göre ikram ve in’am ve hususiyle deâim-i din-i İslam olan ulemay-ı a’lamaziyade ihtiram ederek “Hayru’n-nâ men yenfeu’n-nâs” sırrına mazhar olasın! Salisen, çünki benden sonra makâm-ı emarete geçeceksin, bu makamın erkân ve levazımından olan “et-ta’zîm li emrillah ve’ş-şefeka alâ halkillâh mukaddimelerini derpiş ve ilây-ı kelimetullâh netice-i hayriyyesini taleb ve taharri ederek fi sebillillâh cihad ve gazaya bezl-i mesâî eyleyesin! demiş olduğuna…” Algül, c. 12, 1999, s.3-4.