Oğuz-Türkmen Araştırmaları Dergisi (OTAD) V, 1, 2021, Haziran, 91-137. Değişim ve Süreklilik Açısından Tanzimat’tan 2. Meşrutiyet’e Dilde Reform Arayışları: Osmanlıca mı, Türkçe mi? Seeking Reform in Language from the Tanzimat to the Second Constitutional Monarchy in Terms of Change and Continuity: Ottoman Language or Turkish? Tuğrul BAKIR Öz Dil politikalarının uygulayıcısı ve muhatabı genellikle hükümetler ve bu hükümetlerin politikaları ile ilişkilidir. Modernleşme sürecine giren ülkelerde hükümetler ya da gücü elinde bulunduran karar alıcılar yalnızca dış ve iç politika üretmez aynı zamanda toplumun hayatını etkileyecek kültürel politikalar da üretirler. Bu politikalar kılık kıyafetten, yaşam biçimine, evlilik akdinin uygulanış yöntemlerinden, soyadı kullanımına kadar çeşitli alanlarda olduğu gibi devletin topluma müdahale etmesi, halkı yönlendirerek bir program çizmesi beklenir. Dil ve belirli bir topluluğun yazdığı dilin nasıl olması gerektiği soruları her ulusal inşa sürecine giren toplum tarafından sorulan ve cevabı aranan bir olgudur. Türk milleti de Osmanlı’dan Cumhuriyet’e modernleşme sürecinin başından itibaren dilin tanzim edilmesi, en uygun alfabe, ölçünlü dil ve dilin standardizasyonu ile ilgili reform hareketlerine girişmiştir. Bu çabalar kimi zaman bireysel ve belirli bir edebi topluluğun çabaları ile devam etmiş, bazı durumlarda ise Türk modernleşmesinin yukarıdan indirgemeci olan doğası gereği bizzat devlet eliyle dile müdahaleler yapıldığı görülmektedir. Bu müdahaleler yalnızca yeni kurulan Cumhuriyet Döneminde yapılmamış, süreç bir süreklilik arz etmiş ve Osmanlı’dan başlayarak Cumhuriyet döneminin kültürel reformlarının en önemlilerinden biri olarak “Türk Dil Devrimi” ve “Harf İnkılabına” doğru evirilmiştir. Tanzimat döneminin Türk modernleşmesinin henüz topyekün kurumsal bir modernleşmeye dönüşmemesinin de etkisiyle mevcut Yüksel Lisans Öğrencisi; Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, tugrul_4345@hotmail.com, Orcid: 0000-0002-0519-679X.