Giriş Modern dönemler içinde 20. yüzyılın ilk yarısı, klasik imparatorlukların çözüldüğü, ulus-devlet olgusunun yükselişe geçtiği bir dönem olmasıyla dikkati çeker. Bu yüzyılın başlarında mevcut bağımsız devlet sayısının yüzyılın sonlarında yaklaşık on katına çıkması bu olgunun altını çizmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun sona ermesi sonucu Milli Mücadele ile birlikte ortaya çıkan Türkiye Cumhuriyeti devleti sözünü ettiğimiz bu yeni çığırın öncü isimlerinden biridir. Ulus-devlet sürecinde yeni Türk devleti, gerek kurtuluş mücadelesinin verildiği dönem, gerekse bu mücadelenin nitelikleri itibarıyla çeşitli yönlerden farklılık gösterir. Dönem açısından bakıldığında Birinci Dünya Savaşı ile birlikte “yeni sömürgecilik” (neo colonialism) dönemi içinde gerçekleşen Milli Mücadele, bu sürece erken dönemde ilk ve başarılı bir tarihi itiraz/tepki oluşturması yönüyle özgünlük taşır. Nitelik itibarıyla bakıldığında ise; tarihinde sömürge dönemini hiç geçirmemiş bir milletin yüz yüze kaldığı varlığını ve bağımsızlığını kaybetme tehlikesi karşısında elde ettiği başarı, Türk milletinin tarihsel çizgisini sürdürme çabası kadar sömürgecilik dönemini yaşayan diğer milletlerin yazgısını da etkilemesi yönüyle büyük önem arz eder. Nitekim, Milli Mücadeledeki başarının ardından kısa bir süre mandacılık sistemi çökmüş ve üçüncü dünyadaki sömürgecilik dönemi tasfiye sürecine girmiştir. Milli Mücadele üzerinde çeşitli cepheleriyle çok sayıda önemli çalışma MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE “SOSYAL POLİTİKA” UYGULAMALARI: HALKA YAPILAN YARDIMLAR FAHRİ YETİM * * Doç. Dr., Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Eskişehir/TÜRKİYE, fyetim@ogu.edu.tr