Derleme / Review 2 Yazışma Adresi / Address for Correspondence: Önder Ergönül, Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Rumelifeneri Yolu, Sarıyer, İstanbul, Türkiye E-posta/E-mail: oergonul@ku.edu.tr (Geliş / Received: 25 Mart / March 2016; Kabul / Accepted: 30 Mart / March 2016) DOI: 10.5152/kd.2016.02 Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Tedavisi ve Ribavirin Kullanımı Crimean-Congo Haemorrhagic Fever: Treatment and Use of Ribavirin Önder Ergönül Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye Abstract Crimean-Congo haemorrhagic fever (CCHF) is one of the most widely seen viral haemorrhagic fever in the world. The CCHF virus is transmitted by the infected ticks or blood and body fuids of infected humans and animals. In therapy, be- sides the fuid and blood products, ribavirin as an antiviral should be considered. Ribavirin was reported to be the most effective antiviral among the alternatives against CCCF virus in vitro. Observational studies reported the benefcial effect of ribavirin. Placebo controlled randomized studies cannot be performed according to Helsinki declaration. Ribavirin was reported to be effective if it was given at the earlier days of the disease. In later phase, steroid therapy was suggested. Severity scoring was suggested before starting the ribavirin treatment. Convalescent immune globulin use was not fo- und to be benefcial. Post-exposure prophylaxis (PEP) with ribavirin is strongly suggested for healthcare workers with high-risk exposure. No fatality was reported after PEP with ri- bavirin. Using ribavirin for PEP effectively is consistent with using it for therapy at the early phase of the disease. Klimik Dergisi 2016; 29(1): 2-9. Key Words: Crimean-Congo haemorrhagic fever virus, viral haemorrhagic fevers, ribavirin. Özet Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA), dünyada en yaygın olarak görülen viral kanamalı ateşlerin başında gelir. KKKA virusu kene aracılığıyla veya infekte insan veya hayvanların kan ve vücut sıvı- larına temas sonucunda bulaşır. Tedavide sıvı replasmanı ve kan ürünleri kullanımının yanı sıra antiviral ilaç olan ribavirin kullanı- mı değerlendirilmelidir. Antiviral alternatifer arasında ribavirin, in vitro çalışmalarda KKKA virusuna karşı en etkili olan ilaçtır. Ribavirin, gözlemsel çalışmalarda yararlı bulunmuştur. Plasebo kontrollü randomize kontrollü çalışmalar Helsinki deklarasyonu- na göre etik dışıdır. KKKA’da ribavirin özellikle erken dönemde verildiği zaman etkilidir. Erken dönemden sonra steroid kulla- nımının da yararlı olabileceği ileri sürülmüştür. Ribavirin başla- nırken ciddiyet skorlaması yapılması önerilmektedir. Konvalesan immün globulin uygulamasının yararı gösterilememiştir. Sağlık çalışanlarında KKKA ile yüksek riskli temas olması durumunda mutlaka ribavirinle proflaksi yapılması önerilir. Bugüne kadar temas sonrası ribavirin başlananlarda ölüm görülmemiştir. Ri- bavirinin temas sonrası proflakside yararlı olduğunu kabul et- mek, ilacın hastalığın erken döneminde de etkili olduğunu kabul etmek anlamına gelmektedir. Klimik Dergisi 2016; 29(1): 2-9. Anahtar Sözcükler: Kırım-Kongo kanamalı ateşi virusu, viral ka- namalı ateşler, ribavirin. Giriş Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA), dünyada en yaygın olarak görülen viral kanamalı ateş (VKA)’lerin başında gelir (1). 1970’lerden önce olguların çoğunluğu Sovyetler Birliği (Kırım, Astrahan, Rostov, Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan), Bulgaristan, Zaire (Kongo) ve Uganda’dan bildirilmiştir (2). 1970 ve 2000 yılları arasın- da Güney Afrika Cumhuriyeti, Kongo, Moritanya, Bur- kina Faso, Tanzanya ve Senegal’den ayrıntılı çalışmalar sunulmuş; Ortadoğu ülkelerinden Irak, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Umman’dan, ayrıca Çin’den önemli sayıda olgu bildirilmiştir. 2000 yılı itiba- riyle Pakistan, İran, Senegal, Arnavutluk, Yugoslavya, Bulgaristan, Türkiye, Kenya, Hindistan, Yunanistan ve Moritanya’dan yeni olgular bildirilmiştir (3). Mısır, Porte- kiz, Macaristan, İspanya, Fransa ve Benin’den serolojik kanıtlar elde edilmekle birlikte klinik olgu bildirimi ya- pılmamıştır. Hastalık, Türkiye’de ilk kez 2002 yılında görülmüştür (4-6), 2002 ve 2016 yılları arasında 10 000’i aşkın olgu bildirilmiştir ve ölüm oranı kabaca %5’tir. İnsanlar KKKA virusunu çoğunlukla kene aracılığıyla alırlar ama Ebo-